KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1473 E., 2012/8502 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/11/2010 tarih ve 2009/19-2010/591 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hesabında bulunan paranın izni olmaksızın .....adlı şahsın hesabına aktarıldığını, bu durumun davalı bankaya bildirildiğinde, paranın 5.500,00 TL kısmının sigorta kapsamında olduğunu belirttiğini, 9.700,00 TL'lık kısmının ise yok sayıldığını, davalının hâkimiyet alanındaki para hareketlerini takip etmekte yeterli özeni göstermediğini ileri sürerek 9.700,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 10.700,00 TL'nın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı müşterinin internet aracılığı ile hesaplarına girilebilmesinin kendisine ait şifre parola kullanılarak yapılması mümkün olduğundan bankanın kusurlu yada kusursuz herhangi bir sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, davacının önlemlerini almayarak güvenlik düzeyini arttırmadığının tespit edildiğini, davacıya ait bilgilerin bankanın sistemine girilerek değil işlem yaparken kullandığı kişisel bilgisayardan elde edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı bankanın müşterilerine kullandırdığı internet bankacılığı teknik ve güvenlik yönteminin çalınmış bilgiler ile işlem yapmaya elverişli olduğu, bankanın güvenliği sağlamak bakımından kendisi açısından yapması gereken en üst önlem olacağı düşünülebilecek zorunlulukları getirip bu ek önlemlerin kullanımını müşterinin tercihine bırakması nedeniyle hafif kusurlu olduğu, davacının da internet bankacılığı işlemlerinde kullandığı kullanıcı adı, şifre gibi kişisel bilgileri gerektiği gibi koruyamaması,
olay tarihinden bir ay önce davalı banka tarafından müşteri hizmetine sunulan tek kullanımlık şifre uygulamasını tercih etmemesi nedeniyle gerçekleşen zararda müterafik kusurunun bulunduğu ve kusur oranının %30 tespit edildiği, kusur oranına göre indirim yapılması gerektiği ve davalı bankada bulunan hesabından internet ile yapılan yolsuzlukta davacının manevi şahsiyetinin ne şekilde zedelendiği hususunun ibraz edilen deliller ve dosya kapsamı ile ispatlanamadığı gerekçesiyle 6.790,00 TL'nın davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1473, K. 2012/8502, 21 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama