KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14741 E., 2012/13280 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gönen Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/12/2010 tarih ve 2006/102-2010/615 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının yaklaşık üç yıldır maliki olduğu kamyonuna monte edilen müvekkili şirkete ait süt tankı ile peynir alt suyu taşıdığını, 27/02/2006 tarihinde işi bıraktığını sözlü olarak şirket yetkililerine bildirdiğini ve bu tarihten itibaren işe gelmediğini, müvekkil şirkete ait 17 tonluk paslanmaz süt tankını teslim etmediğini, yeni bir süt tankının sipariş verildikten bir ay sonra teslim edildiğini, bu süreçte davalının çalıştığı hattaki peynir altı sularının toplanamadığını, müvekkili şirketin zarara uğradığını ileri sürerek süt tankı bedeli olan 20.000,00 TL ile tankın iade edilmemesi nedeniyle süt toplanamamasından doğan 2.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait aracın süt tankeri kamyonu olduğunu, aracın ruhsatnamesine bu durumun işli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporlarına göre, davalının Gönen Cumhuriyet Başsavcılığı’nda şüpheli sıfatıyla vermiş olduğu ifadesinde, süt tankının 5.000,00 TL karşılığında davacı firmadan satın aldığını, bedelini Remzi Çetin’e ödediğini beyan ettiği, ancak davalının süt tankını davacıdan satın almış olduğunu yazılı delille ispatlamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 20.000,00 TL süt tankı bedeli ve 2.000,00 TL zarar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma hukukundan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının Gönen Cumhuriyet Başsavcılığı’nda şüpheli sıfatıyla vermiş olduğu ifadesinde, süt tankının 5.000,00 TL karşılığında davacı firmadan satın aldığını, bedelini Remzi Çetin’e ödediğini beyan ettiği, ancak davalının süt tankını davacıdan satın almış olduğunu yazılı delille ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Vasıflı ikrarda, karşı tarafın ileri sürdüğü vakıanın doğru olduğu bildirilir; fakat bunun hukuki niteliğinin iddia edildiğinden başka olduğu bildirilir. Vasıflı ikrara gerekçeli inkâr da denir. Hukukumuza göre, vasıflı ikrarın bölünemeyeceği, başka bir ifadeyle vasıflı ikrarın ikrar eden aleyhine delil teşkil edemeyeceği, bilakis o vakıayı ileri sürenin onu ispat etmesi gerektiği genel olarak kabul edilmektedir. Vasıflı ikrarda ispat yükü, vakıayı ileri süren tarafta olup, o vakıayı vasıflı olarak ikrar eden tarafta değildir.(Hukuk Muhakemeleri Usulü, Prof.Dr.Baki Kuru-2.Cilt, sayfa:2051-2052)
Somut olayda, davalı dava konusu süt tankını davacıdan satın aldığını savunduğuna göre, ikrarı vasıflı ikrar niteliğinde olup, davalı tarafa satın alma olgusunun ispatı yüklenemez. Davacının süt tankını; taşıma işi nedeniyle, davalıya iade edilmek üzere teslim ettiğini ispat etmesi gerekir. Mahkemece, bu hususlar gözetilmeden, ispat yükünü ters çevirerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14741, K. 2012/13280, 13 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama