KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14760 E., 2012/21376 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2012
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Anamur Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.07.2011 tarih ve 2009/296-2011/573 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait taşınmazda bulunan seranın davalı ... nezdinde sigortalı olduğunu, 23/02/2009 tarihinde meydana gelen dolu yağışı nedeniyle serada zarar oluştuğunu, müvekkilinin baskı altında kalarak ibraname imzalamak suretiyle 45.466,88 TL ödemeyi kabul ettiğini, ancak müvekkilinin zararın daha fazla olduğunu, ibranamenin baskı altında imzalanması nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek, şimdilik 8.000,00 TL’nın mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; ıslahla talebini 49.949,00 TL’ye yükselttiğini bildirmiştir.
Davalı vekili, davacının ibraname imzaladığını ve konstrüksiyon zararının teminat dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarının hep birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının ibranameyi müzayaka altında imzaladığı, gabin koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 49.949,00 TL’nın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı sigortalıya müzayaka halinde bulunmasından faydalanılarak, ibraname imzalatılmak suretiyle sigorta bedelinin eksik ödendiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda belirtilen gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, BK'nun 21. maddesi anlamında gabinden söz edebilmek için, edimler arasında aşırı nispetsizlik (objektif unsur) ve zarara uğrayan tarafın müzayaka halinde olmasından veya hiffet yahut tecrübesizliğinden yararlanılması (sübjektif unsur), unsurların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Bilindiği üzere müzayaka esas itibarıyla ciddi bir mali sıkıntı halini ifade eder.
Bu açıklamalar ışığında, edimler arasında açık nispetsizlik bulunduğunun tespit edilmesi halinde, davacıya müzayaka halinde olduğunu gösteren delilleri sorularak, ibrazı halinde somut olayda gabin olgusunun varlığının araştırılması, gabinin varlığının kabulü halinde MK’nun 2. maddesi de gözetilerek davacının zararının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14760, K. 2012/21376, 20 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama