KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14794 E., 2012/21607 K.·(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Sarıveliler Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.06.2011 tarih ve 2009/20-2011/48 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında orman emvalinin taşınmasına ilişkin taşıma sözleşmesi imzalandığını, anlaşma uyarınca müvekkilinin taşıma işini gerçekleştirdiğini, ancak davalının taşıma işi karşılığı olan hakedişlerini ödemediğini, söz konusu alacağın tahsili için başlatılan takibe de haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, davalının 45.000 TL asıl borca ve ferilerine vaki itirazının reddine, %40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında taşıma anlaşmasının bulunduğunu, ancak davacının anlaşma hükümlerini ihlal ederek taşıma işini bıraktığını, bu nedenle müvekkilinin taşımayı başka kişilere yaptırdığını, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini ve davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında taşıma sözleşmesinin bulunduğu, davacının taşıma sözleşmesine istinaden 1180 metreküp orman emvalini Ermenek Orman İşletme Müdürlüğü deposuna taşıdığını kanıtladığı, ancak taşıma işinin tamamının ifa edildiğinin kanıtlanamadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 9. maddesinde her hakedişin %85'inin davacıya ödeneceğinin, bakiye kısmın ise taşıma işi tamamlanınca ödeneceğinin düzenlendiği, bu durumda davacının hakedişinin ancak %85'ini talep edebileceği, 36.855,43 TL'ye tekabül eden bu miktarın davalı tarafça ödendiğinin usulünce ispat edilemediği,
söz konusu sözleşme uyarınca davacının davalıya 10.000 TL ödemekle yükümlü bulunduğu, bu miktarın da ödenmediğinin sabit olduğu, bu miktarın davacı alacağından mahsubu ile borç miktarının tespit edildiği, icra takibinden önce davalının temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin 26.855,43 TL üzerinden devamına, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Davacı vekili 06.03.2012 tarihli dilekçeyle temyiz isteminden feragat ettiğini bildirmiştir. Feragat, HMK’nun 307 vd. maddeleri uyarınca taraflardan birinin talep sonucundan vazgeçmesi niteliğinde olup hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir. Davacı vekilinin dosyada mevcut vekaletnamesinde HMK’nun 74. maddesi kapsamında temyizden feragat için özel olarak yetkilendirilmiş olduğu anlaşılmakla feragat dilekçesi sonuç doğurucu niteliktedir. Bu itibarla, davacı vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Dava taşıma ücretinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup taraflar arasındaki nakliye sözleşmesinin 5. maddesinde, "Nakliyeci ... işi bırakır veya zamanında Ermenek orman deposuna tüm emvali nakletmez ise nakliyeciye para ödenmez" hükmüne yer verilmiştir. Mahkemece, davacının taşıma işinin tamamını ifa etmediğinin kabul edilmesine rağmen anılan sözleşme hükmü üzerinde durularak karar yerinde tartışılmamış olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14794, K. 2012/21607, 26 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama