KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/15000 E., 2012/2997 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2009 tarih ve 2008/334-2009/385 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 27/12/2007 tarihinde SS Trakya Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği ile nakliye sözleşmesi yaptığını, bu sözleşme uyarınca müvekkiline gelen Sivas iline nakliye isteği üzerine, .......plakalı kamyon sahibi olduğunu beyan eden ...
Bayındır ile taşıma konusunda anlaşıldığını, taşınan emtianın Ak Sigorta AŞ'ye “Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi” ile sigortalandığını, emtiaları alarak yola çıkan kamyonun sürücüsü ile birlikte kaybolduğunu, bunun üzerine müvekkilinin emtia bedeli olarak Trakya Birlik'e 60.825,38 TL ödeme yaptığını, bu bedelin tazmini için sigorta şirketine yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, sigorta yapılmasının amacının zarar tazmini olduğunu ileri sürerek 60.825,38 TL'nin 15/07/2008 gününden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının talebinin Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartları'nın 5/son maddesi uyarınca teminat dışında bulunduğu için reddedildiğini, sorumluluğun davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının piyasadan temin ettiği araç ile yük taşıtması, taşıma sözleşmesi uyarınca taşıyanın davacının adamı haline gelmiş olması ve emtia nakliyat sigortası genel şartlarının 5. maddesi uyarınca da davalının sigorta bedelini ödememekte haklı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, taraflar arasında, davacı tarafından dava dışı tarım satış kooperatifine ait emtianın taşınmasının üstlenildiği, taşıtan kooperatif tarafından davacının sigortalı gösterilerek nakliyat emtia sigorta sözleşmesinin yaptırıldığı ve davacı tarafından piyasadan temin edilen ve sürücüsü ... isimli kişi olan araç ile nakliyat yapılırken sürücünün araç ile birlikte ortadan kaybolduğu ve emtianın çalındığı hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davaya konu nakliyat emtia sigorta poliçesine göre oluşan zarar nedeniyle davacının tazminat talep hakkının bulunup bulunmadığı ve davalının bundan sorumlu olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda emtiayı çalan fiili taşıyıcının davacının çalışanı olduğunun kabulü ile bu kişinin kasten verdiği zararın teminat dışı olduğu
gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, dosya kapsamına göre fiili taşıyıcı olan dava dışı ... isimli kişi davacının çalışanı olmayıp, davacı ile arasında alt ve üst taşıma ilişkisi mevcuttur. Davacı üst taşıyıcı, ... isimli kişi ise alt taşıyıcı (fiili taşıyıcı) konumundadır.
Bu itibarla, mahkemece, davaya konu emtianın taşındığı aracın davacıya ait olmadığı ve sürücünün de davacının çalışanı olmadığı dolayısı ile davacının üst taşıyıcı konumunda bulunduğu gözetilerek, poliçedeki İnstitute Cargo Clauses (A) şartının da buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/15000, K. 2012/2997, 1 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama