KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/15011 E., 2012/7222 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/09/2010 tarih ve 2009/932-2010/911 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Perpa şubesi nezdindeki hesabında bulunan paraların 03.09.2005 tarihinde İş bankasının muhtelif şubelerdeki hesaplara bilgisi dışında aktarıldığını, bu işlemlerden 82,324 TL.'nin müvekkilinin hesabına iade edildiğini ancak 3.676 TL.'nin iade edilmediğini, müvekkilinin savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, olayda müvekkilinin şifre kullanımı ve güvenlik kurallarıyla ilgili bir ihmal, kusur ve zafiyetinin bulunmadığını, bankaların hafif kusurlarından dahi sorumlu olduklarını ileri sürerek 3.676 TL.'nin olay tarihi olan 03.09.2005'ten itibaren işleyecek ticari işlemlerde uygulanan reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, işlemlerin firma yetkilisi tarafından yapılmadığının beyan edilmesi üzerine hesaplara bloke konulduğunu ve toplam 82.342 TL.'nin firmanın hesabına iade edildiğini, davacının hesabına kendisine ait şifreler ve parolalar kullanılarak girildiği dikkate alındığında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının IP kısıtlaması ve gün-saat belirlemesi yapmadığını, parasal işlemlerde şifre teyidi imkanını kullanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlü olduğu, Borçlar Kanununun 306 ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecbur bulunduğu,
davacıya ait para davalı bankaya karşı gerçekleştirilen sahtecilik işlemi ile hesaptan başka bir hesaba havale edilmiş olup bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi ispat yükü kendi üzerinde olan davalı banka, davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiğini kanıtlayamadığı, davalının tam kusurlu olup zararın tümünden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.676 TL.'nin 03.09.2005 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/15011, K. 2012/7222, 7 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama