KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/15073 E., 2012/6376 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.07.2011 tarih ve 2007/1003-2011/543 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17.04.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin annesi olan Hatice Ağaoğlu'nun 24.12.1997 tarihinde bindiği banliyo treninden inmek isterken omuzundaki çantayı almak isteyen bir yan kesicinin çekiştirmesi sırasında vagonla tren arasında düşerek can verdiğini, müvekkilinin annesinin desteğinden yoksun kaldığını, ölümü nedeniyle büyük elem ve ızdırap duyduğunu, kardeşlerinden İlknur Ağaoğlu'nun açtığı davanın Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1999/125 Esas sayılı dosyada görüldüğünü, ölen müvekkilinin annesi için % 25 kusur oranı tespit edildiğini,
müvekkilinin kardeşlerinden Nilüfer ve ...'nun aynı olayla ilgili Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/64 Esas sayılı dosyası ile dava açtığı ve sonuçlandığını ileri sürerek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 200.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/125 Esas 2001/398 Karar sayılı ilamı ile çocuklardan İlknur Ağaoğlu için hükmedilen maddi ve manevi tazminat davasında kusur oranı ve gelir durumunun kesinleştiğini, keza Kadıköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2004/64 Esasında kayıtlı dosyada da ... ve ... için bilirkişi incelemesi yapıldığını, kusur oranı ve gelir durumu tespitinin bağlayıcı olduğunu, buna göre de istenen 50.000 TL maddi tazminatın fahiş olduğunu, manevi tazminatın da olayın meydana geldiği tarihe ve o tarihten itibaren faiz istendiğine göre fahiş olduğunu savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, öncelikle davacı dava dilekçesinde ölenin kusurundan söz etmek sureti ile davalı tarafın % 25 kusuru
ile ilgili istekte bulunmuş, bir başka deyişle davalı idare ile hırsızın olayda müştereken müteselsilen kusurlu olduğundan açıkça söz ederek istekte bulunmadığından hırsızın kusurunun ilave edilmesi sureti ile % 75 oranından karar verilmesi mümkün olmadığı, davalı idarenin % 25 kusur oranına isabet eden miktara hükmedildiği, kardeşler için hükmedilen manevi tazminat tutarının işbu davada ölçü olmayacağı, kesin hükümde teşkil etmeyeceği, her davacının kendi özel durumuna göre manevi tazminata hükmetmek gerektiği, Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/295 Esas sayılı dosyası ile ... ile ...'na 2.500'er TL manevi tazminata hükmedildiği,
bu davacıların yaşları davacıya göre büyük olduğu, davacının 11 yaşında olup yaşı gözönüne alındığında dava dışı bu kardeşlerine göre anneye daha bağımlı, anne sevgi ve şefkatine daha fazla muhtaç olduğu, aynı miktar manevi tazminata hükmedilmesinin doğru olmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.762,28 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 4.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 24/12/1997 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/15073, K. 2012/6376, 19 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama