KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/15093 E., 2012/21317 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2012
Karar Metni
635 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.05.2011 tarih ve 2010/610-2011/190 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacı ... ile davalı şirket arasında ev eşyalarının İzmir’den Van’a taşınması konusunda sözleşme imzalandığını, nakliye ücretinin 2.100,00 TL olarak kararlaştırıldığını, 200 TL avans verildiğini, eşyalar 28.06.2010 tarihinde taşınacakken aracın arazı yaptığı bildirilerek 29.06.2010 tarihinde geldiğini, aracın eşyaların tamamını almaması üzerine paketlenip indirilen eşyaların 1. kat komşunun dairesine yerleştirildiğini, davalının 2-3 gün içinde kalan eşyaları getireceği taahhüdü üzerine yüklenen eşyaların yola çıktığını, kalan eşyaların tüm görüşmelere rağmen davalı tarafından taşınmadığını,
bu süreçte yeniden 1.176 TL’ye yatak almak zorunda kaldıklarını, eşyaların konulduğu dairenin sahibinin de 1.000 TL ücret istediğini, kalan eşyaların başka bir firmaya 767 TL’ye taşıtıldığını, çanak antenin taşınması için 50,00 TL kargo ücreti verdiğini, bu masrafları karşılamak için bankadan kredi çektiğini en az 1.000 TL zararı olduğunu, bu olaylardan dolayı manevi üzüntü yaşadıklarını ileri sürerek, toplam 4.343,00 TL maddi, 7.500’er TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketle eşyaların taşınması konusunda anlaşılmasından sonra 200,00 TL peşin ödendiği, bunun dışında ödeme olduğuna dair dosyada kesin kanıt bulunmadığı, davalı şirket tarafından eşyaların tamamı araca yüklenmeyip bir kısmının kaldığı, davacının Van’da 1.776,00 TL’ye yeni eşya almak zorunda kaldığı, kalan eşyaların taşınması için 767.00 TL ödendiği, antenin 50 TL’ye kargo ile taşıtıldığı, davacının toplam zararının 2.593,00 TL olduğu, davacıların manevi zararının doğduğu gerekçesiyle 2.593,00 TL’nın davalıdan alınarak davacı ...’ya verilmesine, davacıların her biri için 3.000,00’er TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ve davalı temsilcisi temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin tüm, davalı temsilcisinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacılar davalı şirket ile ev eşyalarının taşınması konusunda anlaşmalarına rağmen eşyaların eksik taşındığını geride kalan eşyaların ise davalı şirket tarafından taşınmadığını bundan dolayı maddi ve manevi zarara uğradıklarını iddia etmişlerdir. Borca aykırı bir davranış da manevi zarara yol açabilir.
Manevi zarar malvarlığında bir azalmayı değil ve fakat kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder. Borçlar Kanunu'nun 98. maddesinin ikinci fıkrasında "haksız fiillerden mütevellit mesuliyete müteallik hükümler kıyasen akde muhalif hareketlere de tatbik olunur" tarzında yapılan yollamanın kapsamına manevi tazminat da girmektedir.
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için, borca aykırı davranışın (alacaklının) kişilik haklarını ihlal ederek bu tarz bir zarara yol açmış olması gerekir. Ancak her borca aykırılık da kişilik haklarını zedelemez.
Yapılan açıklamalar nazara alınarak somut olayda manevi tazminatın koşulları oluşmadığı halde ve davacıların iddia ettiği olayların kişilik hakkını (örneğin hayatını, sağlığını, vücut bütünlüğünü, şeref ve haysiyetini) nasıl ihlal ettiği hususu açıklanmadan davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, davacılar vekili davacılara ait eşyaların bir kısmının davalı tarafından aralarındaki sözleşmeye aykırı olarak taşınmayıp İzmir’de kalması üzerine yeni bir yatak almak zorunda kaldıklarını iddia ederek bu yatağın parasını da talep etmiş ise de davacıların yatağının sonradan getirildiği, aldıkları yeni yatağın da kendilerinde kaldığı hususu nazara alınmadan yatak parasına hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/15093, K. 2012/21317, 20 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama