KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/15137 E., 2013/14634 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
815 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.09.2011 tarih ve 2009/68-2011/287 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2006/66402 sayılı ve “D&C –DUCK&COVER” ibareli marka başvurusuna, müvekkilinin öncelik hakkına dayanarak ve davalının marka tescilinde kötü niyetli olduğu gerekçesi ile yapılan itirazın TPE ve YİDK tarafından reddedildiğini, oysa “DUCK&COVER” markasının 1995 yılında İngiltere’de, 1996 yılından itibaren de OHIM nezdinde tescilli olduğunu, davalı adına daha önce tescil olunan “DUCK&COVER” ve “D.A.C. DUCK&COVER” ibareli markaların hükümsüzlüğü hakkında açılan davanın İstanbul 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2006/484 E. sayılı dosyası üzerinden yargılamasının devam ettiğini ileri sürerek YİDK kararının iptali ve davalı markasının sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkili şirketin ortağı olan Ömer Çebi’nin 1989 yılından bu yana “Favori Spor–Duck and Cover” isimli işyerini işlettiğini, müvekkilinin dava konusu markalar dahil “DUCK&COVER” ibaresini taşıyan markaları seri olarak tescil ettirdiğini, davacının markasının İngiltere’deki tescilin 1995 yılında olmasına rağmen müvekkilinin 1989 yılından bu yana bu markayı kullandığını, davacının markasının tanınmış marka olmadığını ve Türkiye’de tanınmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı markalarına konu ibarenin ABD’de kendiliğinden tanınmış hale geldiği, “DUCK&COVER” (eğil ve kapan) özdeyişini dünyada ve Türkiye’de ilk defa ihdas eden ve tanıtanın davacı olmadığı, davalının ise Türkiye’de 1989 yılından bu yana ortağı vasıtasıyla bu markayı tanıttığı, 2000 yılından sonra tanıtımın yoğunlaştığı ve 2003 yılında ilk defa davalı tarafından marka olarak tescil ettirildiği,
davalının İstanbul 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2006/484 E. sayılı dosyasına konu markalarının, davacıya ait logoyu aynen ve izinsiz kullanması sebebiyle hükümsüz kılınmasının iş bu dava ile ilgisinin olmadığı, zira davalardaki koşulların farklı olduğu, 556 sayılı KHK’nin 7/1 (i) ve 8/4 maddeleri uyarınca davacının bu ibareyi Türkiye’de tanıttığına ilişkin herhangi bir ispatının olmadığı, öte yandan hiçbir ticaret ve tanıtım yapılmayan bir ülke pazarında bir markanın tanınmışlığından bahsetmenin de hayatın olağan akışına ters olduğu,
yine davalının marka tescilinde kötü niyetli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili; kararı temyiz etmiştir.
Davacı; davalı şirket tarafından 29/12/2006 tarihinde "DUCK AND COVER" ibaresinin 25. sınıf emtia için marka olarak tescil başvurusuna karşı yaptığı itirazında, 556 sayılı KHK'nın 8/3 maddesine göre öncelik hakkına, yine aynı KHK'nın 7/1-i bendi yarınca tanınmışlık ve ayrıca kötüniyet iddiasına dayanmış ve bu itirazında davalı adına daha önceki tarihlerde tescil olunan "DUCK AND COVER+ŞEKİL" ibarelerinden oluşan 2003/2897 ve 2003/5688 sayılı markaların da aynı gerekçelerle hükümsüz kılınması için İstanbul 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2006/484 Esas sayılı dosyasında hükümsüzlük davası açtığını belirtmiştir.
Gerçekten de. İstanbul 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/05/2010 tarih 2006/484 Esas ve 2010/106 Karar sayılı kararında, davalı şirket adına tescilli 2003/2897 ve 2003/5688 sayılı markaların hükümsüzlüğüne karar verilmiş ve bu karar Dairemizce de onanarak kesinleşmiştir.
Her ne kadar, mahkemece İstanbul 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin bahsi geçen kararının işbu davaya konu 29/12/2006 tarihli marka başvurusuna ilişkin TPE YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük iddiası bakımından bir hukuki sonuç yaratmayacağı, çünkü anılan kararda işaretler arasındaki iltibasın hükümsüzlük davasına konu 2003/2897 ve 2003/5688 sayılı markaların esas unsurlarından birisini oluşturan "LOGO şekli"nden kaynaklandığı, bunun dışında "DUCK AND COVER" kelimeleri hakkında öncelik hakkının davalı Şirket'e ait olduğu hususlarının belirlendiği gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de;
uyuşmazlık konusu başvurudan önceki bir tarih olan 17/03/2006 tarihinde davalı adına tescilli 2003/2897 ve 2003/5688 sayılı markaların hükümsüzlüğü için İstanbul 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2006/484 Esas sayılı dosyasında aynı hukuki neden ve delillere dayalı olarak açılan söz konusu dava sonucunda mahkemenin 28/05/2010 tarih 484/106 sayılı kararında "DUCK AND COVER" kelimeleri bakımından da markasal kullanım olarak öncelik hakkının davacı Şirket'e ait olduğu,
davalı markasının tescil olunduğu 2003 tarihinden önce davacı markasının kelime ve şekil unsurlarından oluşan markasının 556 sayılı KHK'nın 7/1-i bendi anlamında tanınmış olduğu kabul edilerek davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Bu durumda, tarafların işbu davada da aynı hukuki sebep ve delillere dayandıkları, yine aynı taraflara ilişkin İstanbul 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin kesinleşen kararı karşısında her ne kadar dava konularının farklı markalara yönelik olmaları nedeniyle işbu dava yönünden kesin hüküm oluşturmamasına karşın,
az önce de açıklandığı üzere tarafların dayandıkları hukuki sebep ve deliller bakımından davacı yararına güçlü delil oluşturacağı ve bu delilin aksinin de davalı tarafça aynı güçte bir delille kanıtlanması gerektiği gözetilmeksizin yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru olmamış davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/15137, K. 2013/14634, 11 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama