KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/15141 E., 2012/21315 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2012
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/06/2011 tarih ve 2011/10-2011/386 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı bankanın İstanbul Kumkapı Şubesi'nde 24.03.1992 tarihinde 409,00USD ve 08.12.1992 tarihinde 1.352,00 USD yatırarak mevduat hesabı açtırdığını, daha sonra askere gittiği için uzun süre bankaya uğramadığını, ancak askerlik sonrası bankaya gittiğinde kendisine 17.05.1994 tarihinde hesabın kapatıldığının söylendiğini, oysa kendisinin para çekmediğini ileri sürerek, toplam 1.761,00 USD'nin karşılığı 2.310,00 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporuna göre, davacının %10, davalı bankanın %90 kusurlu olduğu, davacının davalı bankayı temerrüde düşürmediği, dava tarihinden ödeme tarihine kadar alacağa 3095 sayılı Yasa gereği TCMB’nın ilan ettiği oranlarda yasal faiz uygulanması gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulü ile davalı bankanın kusur oranına isabet eden 3.033,72 TL’nin dava tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki (2) ve (4) nolu bendin kapsamı dışında kalan, davacı vekilinin ise aşağıdaki (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı banka nezdinde açılan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında üçüncü kişiye ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı taraf dava dilekçesinde 1.761,00 USD karşılığı 2.310,00 TL’nin en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. HUMK’nun 74.maddesi gereğince hakim, iki tarafın iddia ve savunması ile bağlıdır; talepten fazlasına hükmedilmesi mümkün değildir.
Davacı taraf yargılama sırasında ıslah ya da ek dava ile talebini artırmamıştır. Mahkemece, davacının talebinin 1.761,00 USD karşılığı 2.310,00 TL olduğu nazara alınarak davacının %10 kusuruna isabet eden meblağ hesaplanıp bu miktarın tahsiline karar verilmek gerekirken davacının talebi aşılarak 3.033,72 TL’nin tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3- Hükmedilen meblağa daha önce kesinleştiği şekliyle reeskont faizi uygulanması gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. 4- Kabule göre de; davacının %10, davalı bankanın %90 kusurlu olduğu benimsenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen reddedilen kısım için davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/15141, K. 2012/21315, 20 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama