KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/15193 E., 2012/2548 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Vekili
- Av. ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/04/2010 tarih ve 2008/647-2010/179 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline Sağlığım Kristal Poliçesi ile sigortalı Aydın Patır idaresindeki 34 BF 8951 Plakalı araç ile dava dışı Selahattin Kuzu idaresindeki 34 BR 1142 plakalı aracın 04.07.2006 tarihinde çarpışmaları neticesinde maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, yaralanan ve hastaneye kaldırılan sigortalının tedavi sırasında 14.05.2008 tarihinde vefat ettiğini, sigortalının kullandığı 34 BF 8951 plakalı aracın olay tarihinde davalı Anadolu Sigorta AŞ nezdinde trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu,
sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olsa dahi kendi aracının trafik sigorta poliçesi nedeniyle tedavi giderlerini talep etmesinin mümkün bulunduğunu, sigortalının tedavisi ve bakımı için 641.368,31 TL ödeyen müvekkilinin TTK.
301 maddesi kapsamında sigortalının haklarına halef olduğunu, sigortalının tedavisi için yapılan ödemenin poliçe kapsamında davalıdan istenebileceğini ileri sürerek, şimdilik 57.500,00 TL tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının talebinin poliçe teminatı dışında olduğunu, zira zararın davacının sigortalısı olan sürücünün kusurundan kaynaklandığını, davacının iş bu davayı sigortalıya halef olarak açtığından halefinin kusurundan faydalanamayacağını, kaldı ki müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu savunarak davanın redini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, zarara sebep olan olayın davacının sigortalısı sürücünün tam kusurlu ve tek taraflı eylemi sonucu gerçekleştiği, kusurun tamamının sürücüde olmasının KTK 86. maddesi gereğince, işleten ve dolayısıyla onun sigortacısının sorumluluğunu berteraf eden bir hal olduğu, bu halde hiç kimsenin kendi kusurundan faydalanamayacağı şeklindeki genel hukuk prensibi uyarınca ve Karayolları Trafik Kanunun 86. maddesine göre, işleten ve dolayısıyla onun sigortacısı olan davalının sorumluluğunun ortadan kalktığı, TTK. 1301. maddesi uyarınca, sigortasının halefi konumunda olan davacı ... şirketinin sürücünün kendi kusurundan yararlanamayacağı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, gerekçeli karar başlığında davacı adının yanlış gösterilmesinin maddi hata niteliğinde olup mahallinde düzeltme imkanı bulunduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
.../...
21,15 H · 17,15 PH · 04,00 BK · 08/03/2012 - S.C
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/15193, K. 2012/2548, 22 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama