KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/15336 E., 2013/16955 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
579 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19/07/2011 tarih ve 2010/494-2011/293 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27.09.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uluslararası taşımacılık yaptığını, bu kapsamda 09.09.2002 tarihli navlun teklifini davalı yana geçtiğini, davalının teklifi kabul eden yazışmalarını davacı ile yaptığını, davacının bağlantının kurulması üzerine Çin’deki yükleyici ile yazıştığını ve davalıya 17.10.2002 günlü yükleme planını ve ihbarını verdiğini, 16.11.2003 tarihli varış ihbarnamesinden taşınan emtianın İstanbul’a 15.11.2003 tarihinde vardığının belli olduğunu, davalının gemiden boşaltılan emtiası ile ilgili olarak 18.11.2003 tarihinde depolama süresinin uzatılması için Ambarlı Gümrük Müdürlüğü’ne başvurduğunu ve iki kez ek süre aldığını,
fakat malı gümrükten çekmeyi başaramadığını, müvekkilinin malı taşıttığı alt taşıyıcılara ardiye, sürastarya ve navlun ücretlerini ödemiş bulunduğundan davalıya karşı ilamsız icra takibine giriştiğini ancak davalının takibe itiraz ederek durdurduğunu ileri sürerek, takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında bir nakliye ya da navlun sözleşmesinin bulunmadığını, müvekkilinin ihracatçı Çin firmasıyla satış ve akreditif koşulları görüşmeleri devam etmekteyken malı davacının yüklemiş olmasından dolayı sorunlar doğduğunu, davacının keyfi hareket etmesinin sonuçlarına katlanmasının gerektiğini, müvekkilince ihracatçı Çin firmasına açılan akreditifin akreditif koşullarına uyulmadığından dolayı iptal edildiğini, taşınan yükün gümrük idaresince devletleştirilmiş bulunması nedeniyle, navlun, demuraj, ardiye ücretlerinin devletleştirme bedelinin ödenmesinin Gümrük Kanunu gereği olduğunu,
kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin hiçbir kusur ve ihmalinin söz konusu olmaması nedeniyle navlun dışındaki taleplerin muhatabının müvekkilinin olamayacağını belirterek davanın reddi ile birlikte %40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya taşıma hizmeti veren davacı şirketin ticari defterlerinden, bu taşıma nedeniyle üçüncü kişilere ödediği demuraj ve navlun ücretinin tespit edildiği, ayrıca yine bu taşımadan kaynaklanan liman masraflarının davacı tarafça ödendiği, bu ücretlerden taşımayı yaptıran davalının sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 21.176,35 USD üzerinden itirazın iptaline, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, navlun alacağı, ardiye ücreti, süresterya tazminatı ile liman masraflarının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince davalının taşıyıcı olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Ancak, mahkemece mali müşavir bilirkişiden alınan rapora itibar olunmuş ise de davalı tarafın, gümrük mevzuatı uyarınca davacının navlun ücreti dışındaki tüm taleplerinin gümrük idaresi tarafından ödenmesi gerektiği yönünde rapora yaptığı ciddi itirazlar üzerinde durulmamıştır.
O halde, mahkemece içinde gümrük işlemleri konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten rapor alınarak davalı tarafın bilirkişi raporuna yaptığı ciddi itirazların değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/15336, K. 2013/16955, 27 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama