İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/15348 K.2012/3768

Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.02.2009 tarih ve 2005/734-2009/68 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.10.2011 günü hazır bulunan…

Esas2011/15348Karar2012/3768Tarih13 Mart 2012Okuma6 dk · 1.182 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2011/15348 E., 2012/3768 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Mart 2012
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.182 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.02.2009 tarih ve 2005/734-2009/68 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.10.2011 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ...ile davalı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl davada davacı vekili, doktor olan müvekkilinin sağlık hizmeti alanında faaliyet gösteren davalı şirkette toplam %31 oranında pay sahibi olduğunu, anasözleşmede üç grup payın devrine ilişkin özel hükümler bulunduğunu, ortaklar arasında anlaşmazlıklar çıktığını, paylarını devir etmek istediğini, 2004 yılında da dava dışı Kent Hastanesi’nde çalışmaya başladığını, kar payı dağıtımını doktor ortaklarına maaş ödemesi şeklinde devam ettiren davalı şirkette müvekkilinin paydaş olarak kalmasının bir anlamı olmadığını, pay devrine ilişkin müvekkilinin davalıya yaptığı başvurusunun sonuçsuz kaldığını,

20.12.2005 tarihinde yapılan genel kurulda sermayenin artırılmasına karar verildiğini, bu karara muhalefet ettiğini, öncesinde bilançonun değerlendirilmesine ilişkin gündem maddesinin görüşüldüğünü, bilanço görüşmelerinin ertelenmesi talebinin tutanağa geçirildiğini, bu talebinin kabul edildiğini, buna bağlı taleplerin de görüşülmesinin ertelenmesi gerektiğini, sermayenin artırılması talebinin de bilançonun görüşülmesinin tamamlanması ve onaylanmasına müteakip görüşülmesinin zorunlu olduğunu, esasen şirketin mali yapısının sermaye artırımını gerektirmediğini,

zira oldukça kâr eden ve bu kârı maaş ödemesi şeklinde dağıtan davalı şirketteki sermaye artırma kararının müvekkilinin hisselerinin eritilmesi amacını taşıdığını, hakkın kötüye kullanıldığını, esasen miktarın fahiş olduğunu ileri sürerek, 20.12.2005 tarihli genel kurul kararının 7. gündem maddesinin iptaline karar verilmesin talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının kötüniyetli olduğunu, oluşturduğu rakip firmayla şirketi çökertmeye çalıştığını, tıbbi malzeme alımı ve devamlılığı için sermaye artırımının şart olduğunu, şirketten ayrılma isteği ile başvuru yaptığının gerçek olmadığını, sermaye artırımının gelecek ile ilgili planları içerdiği, görüşülecek bilançoyla bağlı olmadığını, miktarın fahiş bulunmadığını, davacının vergi rekortmeni doktorlar arasında yer aldığını, paylarını aynı oranda tutabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davacı vekili, davalı şirketin 20.12.2005 tarihli genel kurulunda müvekkilinin bilançonun ertelenmesi talebinin kabul edildiğini, kâr-zarar hesabıyla bilançonun gönderildiğini, şüpheli durumların saptandığını, ertelenen genel kurulun 25.01.2006 tarihinde yapıldığını, yönetim kurulunca dava edilen sermaye artırım kararına paralel şekilde ve müvekkilinin yeni hisse alma hakkı ihlal edilerek yeni hisse oranları ile hazurun cetvelinin hazırlandığını, bilançonun gerçeği yansıtmadığını, hizmet bedellerinin yüksek ve dağıtılabilir kâr paylarının düşük gösterildiği gerekçesiyle bilançoyla ilgili yazılı açıklama istendiğini,

bilançonun görüşülmesinin bir ay süre ile ertelenmesinin talep edildiğini, istemin kabul görmediğini, özel denetçi atanması isteminin de reddine karar verildiğini, TTK.nun 394. maddesi uyarınca ilan yapılmadığını, müvekkilinin yeni pay alma hakkının engellendiğini, diğer ortakların katılma taahhütlerinin geçersiz olduğunu, ayrıca TTK.nun 395. maddesi koşullarının bulunmadığını, yazılı izahat olmadan ikinci kere erteleme talebinin reddinin yanlış olduğunu, batıl sermaye artırımına ilişkin alınan tüm kararların hükümsüz bulunduğunu belirterek,

davalı şirketçe TTK.nun 394 ve 395. maddeleri hükmü ihlal edilerek gerçekleştirilen sermaye artırımının butlanının tespitine, 25.01.2006 tarihinde alınan tüm kararların butlanının tespitine, kararların batıl olduğuna hükmedilmediği takdirde alınan tüm kararların kanuna ve iyiniyet kurallarına aykırılığı nedeniyle iptaline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, asıl ve birleşen davanın süresinde açıldığı, bilançonun görüşülmesinin ertelenmesine karar verildiği, bu kararın sermayenin artırılması kararının görüşülmesinin de ertelenmesi sonucu doğuracağı, zira mali nitelikte olduğu, bu hususa uyulmadan karar verildiği, 20.12.2005 tarihli asıl davanın konusu 7. gündem maddesinin iptalinin gerektiği, birleşen davada davacının tüm kararların iptalini talep ettiği, toplantı için zaruri işlemlerin yapılmasına ilişkin kararların iptalini istemesinde hukuki yararının bulunmadığı,

20.12.2005 tarihli genel kurulda alınan sermayenin artırılması kararı kesinleşmediğinden ve iptaline karar verildiğinden davacının işbu davaya açmada yetkili bulunduğu, bilançonun davacıya gönderildiği, ancak bunun yeterli olmadığı, davacının bilgi sahibi kılınmış olması gerektiği, sadece izahat verilmesinin yeterli bulunmadığı, 5. günden maddesinin iptalinin gerektiği, ayrıca bu gündem maddesiyle bağlantılı yönetim ve denetim kurulunun ibrasına dair 6. gündem maddesinin de iptalinin zorunlu olduğu,

diğer istemlerin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, asıl davada 20.12.2005 tarihli genel kurulda alınan gündemin 7. maddesine ilişkin kararın, birleşen davada 25.01.2006 tarihli genel kurulun 5. ve 6. gündem maddesinin iptaline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.

Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davanın davacısı vekilinin tüm, asıl ve birleşen davanın davalısının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Asıl dava, genel kurulda alınan sermaye artırım kararının iptali, birleşen dava ise, bilançonun görüşülmesinin ertelenmesi sonrasında yapılan genel kurulda alınan kararların batıl olduğunun tespiti, olmadığı takdirde tüm kararların iptaline ilişkindir.

Asıl ve birleşen davanın davacısının davalı anonim şirkette pay sahibi olduğu, 20.12.2005 tarihinde yapılan genel kurulda azınlık pay sahibi sıfatıyla bilançonun görüşülmesinin ertelenmesi talebinde bulunması sonrasında birleşen davanın konusu olan genel kurulun 25.01.2005 tarihinde yapıldığı ve bir takım kararların alındığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Yazılı gerekçe ile birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

TTK’nun 377 inci maddesi hükmüne göre, bilançonun tasdiki hakkındaki müzakere, çoğunluğun veya şirket sermayesinin onda birine sahip olan azlığın talebi üzerine bir ay sonraya bırakılır; keyfiyet 368 nci maddede yazılı olduğu üzere pay sahiplerine bildirilir ve usulü dairesinde ilan olunur.

Bununla beraber azlığın talebi üzerine bir defa tehir edildikten sonra tekrar müzakerelerin geri bırakılması talep olunabilmek için, bilançonun itiraza uğrayan noktaları hakkında gereken izahatın verilmemiş olması gerekir. Bu izahatın nasıl olacağı kanunda açıklanmamış ise de erteleme isteyen nezdinde yeterli ve onu ikna edici, başka bir anlatımla tatmin edici olması zorunluluğu bulunmamaktadır.

Anılan maddenin değerlendirilmesi bakımından Dairemizin görüşü bu yöndedir(Bkz.12.02.2002 Tarih, 2002/8002 Esas-11518 sayılı Kararı). Esasen, doktrinde de Dairemizin görüşüne paralel yorumlar da bulunmaktadır (Bkz. Poroy-Tekinalp-Çamoğlu,. Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, Güncelleştirilmiş 11. Basım, İstanbul 2009, s.455).

Ayrıca, genel kurulun ikinci kez ertelenmesinin pratik bir sonuç doğurması beklenemeyeceğinden bu yasa maddesinin kaldırılması gerektiği de ileri sürülmüştür(Bkz, Domaniç H.. TTK Şerhi C.II, İstanbul 1988, s.859).

Somut olayda birleşen davanın konusunu oluşturan genel kurul tutanağı incelendiğinde davacı azlık hakkı sabinin gelir tablosu ve bilanço üzerindeki taleplerinin görüşüldüğü, kendisine bilgi verildiği ve davacı azlık hakkı sahibinin bu bilginin yetersiz olduğunu belirttiği anlaşılmaktadır.

Bu durum karşısında, davacının talebi üzerine ertelenen ve birleşen davanın konusunu oluşturan genel kurulda davacı azlık hakkı sabinin gelir-gider tablosu ile bilanço üzerinde görüşülmesini istediği hususların gündeme geldiği ve kendisine bir izahat verildiği çekişmesizdir.

Ayrıca, davacı dışında bilançonun görüşülmesinin ertelenmesi talebinde bulunan ortağın olmayışı, diğer ortakların tamamının bilanço ile gelir ve gider tablosunun kabul edilmesi yönünde oy kullandığı dikkate alındığında ikinci kere bilançonun görüşülmesinin ertelenmesi kararı verilmesinin bir pratik sonucu da bulunmamaktadır.

Davacı azlık hakkı sahibinin açıkladığı hususlarda bir usulsüzlük iddiası mevcut ise sorumluluk davası açılması gibi daha etkin ortaklık haklarını kullanması mümkündür. O halde, açıklanan hususlar dikkate alınarak birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davanın davacısı vekilinin tüm, asıl ve birleşen davanın davalısı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın birleşen davanın davalısı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerde asıl ve birleşen davanın davacısından alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/15348, K. 2012/3768, 13 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/15348
Karar No
2012/3768
Tarih
13 Mart 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/15348 K.2012/5903
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2011/15348 K.2012/3196
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/15348 K.2012/4515
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/15350 K.2012/5397
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/15350 K.2012/3604
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/15351 K.2012/4516

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.