KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1557 E., 2012/11736 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.06.2009 tarih ve 2005/389-2009/326 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Hasanpaşa Şubesi'nde mevduatının bulunduğunu, bu şubenin müdürü olarak görev yapan diğer davalının hesaplardan mevduat sahiplerinin bilgisi olmadan para çektiğini haberini alan müvekkilinin davalı bankaya müracaat ettiğini, müfettişlerce inceleme yapıldığı söylenerek müvekkilinin bekletildiğini, daha sonra yaklaşık 18.000 TL alacağının bulunduğunun ve ibraname vermesi karşısında bu paranın kendisine ödenebileceğinin müvekkiline bildirildiğini, bu teklifin müvekkilince kabul edilmediğini,
teklif edilen meblağın vadesiz hesapta tutulması nedeniyle müvekkilinin yaklaşık 2.000 TL faiz kaybına uğradığını, ayrıca müvekkilinin imzasını taşımayan makbuzlarla hesabından para çekildiğini, tahsil için davalı bankaya ciro ettiği çek bedellerinin tahsil edildiğini ancak müvekkiline ulaştırılmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 04.02.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 73.000 TL'na çıkarmıştır.
Davalı vekili, davacının müvekkili bankadan 17.955,03 TL alacaklı olduğunun müfettişlerce tespit edildiğini, davacının bu miktarın ödenmesini kabul etmediğini, dolayısıyla davacının kasa tediye fişleri ile ilgili alacak iddiasının kabul edilemeyeceğini, davacının belirttiği çek müvekkilince takasa sunulmuş ise de ibraz tarihinden önce takastan çekildiğini,daha sonra takasa sunulduğuna dair kayıt bulunmadığını, söz konusu çekin vadesinin ertelendiğini, yeni vade ile müvekkili bankaya teslim edildiğine dair bir kayıt olmadığını, bu durumda işbu çek nedeniyle davacının bir alacağının olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankanın Hasanpaşa Şubesi'ndeki hesabı üzerinde davalı Ogan Özdemir tarafından usulsüz işlemler yapıldığı, hesap sahibinin bilgisi ve rızası dışında hesaptan para çekilip yatırıldığı, davacının hesabında bulunması gereken mevduatın yargılama sırasında davalı banka tarafından kendisine ödendiği, ancak davacı tarafından davalı bankaya tevdi edilen çekin davacıya iade edildiğinin kanıtlanamadığı gibi çek bedelinin de davalıya ödendiğinin savunulmadığı,
davalı bankanın BK'nun 100. maddesi, diğer davalının ise BK'nun 51. maddesi uyarınca ortaya çıkan zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle 32.745 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline, ödeme yapılan kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ıslah ile istenilen meblağın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Banka vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1557, K. 2012/11736, 3 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama