KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/15663 E., 2013/10979 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
609 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.04.2011 tarih ve 2010/85-2011/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketin 16/06/2008 tarihinde, 2008/35710 başvuru numarası ile, “ETİ BENİM’O LOKMALIK ŞEKİL” işaretinin 30. sınıftaki yer alan bir kısım emtiada marka olarak tescili için yaptığı başvurunun ilanına davalı şirketin 191819 numaralı “BENİM”, 191525 numaralı “BENİM İÇİN”, 2006/51922 numaralı “BENİM+ŞEKİL” ve 2006/43777 numaralı “BENİM KAYMAKLI” markalarının benzerlikleri gerekçe gösterilerek,
itiraz edildiğini, başvuru ile itiraza gerekçe markalardan 191525 numaralı “BENİM İÇİN” markası hariç, diğerleriyle benzer görülmesi nedeniyle, başvurunun reddine karar verildiğini, redde gerekçe 191819 numaralı “BENİM” markasının kapsamındaki 29.07. sınıf/alt gruptaki mallar hariç olmak üzere;
kapsamındaki diğer 29, 30, ve 32. sınıflardaki mallar yönünden hükümsüz kılındığını, redde gerekçe 2006/43777 numaralı “BENİM KAYMAKLI” markanın “bisküviler, baklavalar, doğmuş yoğurt ve dondurmalar” dışında kalan 30. sınıftaki mallar yönünden hükümsüz kılındığını, redde gerekçe gösterilmeyen, davalı şirkete ait 191525 numaralı “BENİM İÇİN” markasının 29.07. sınıf/alt grup dışındaki kapsamı yönünden hükümsüz kılındığını, redde gerekçe gösterilen 2006/51922 sayılı “BENİM+ŞEKİL” markası hakkında verilen tescil işlemlerine devam kararına karşı dava açtıklarını, davalı yanın adına tescilli markaların sadece 29.07. sınıf/alt grupta kullandığını,
kullanılmadığı mallar açısından markalar sicilinin fuzuli olarak işgal edildiğini, bu durumun rekabet ve dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığını, belirtilen nedenlerle dayanaksız kalan TPE YİDK’nın 2010-M-438 sayılı kararının iptali gerektiğini, başvuru ile redde gerekçe markaların iltibasa neden olabilecek derecede benzer olmadığını, davacı şirketin unvan ve tanınmış markası olan ETİ ibaresinin başvurularında yer almasının karıştırılma ihtimalini bertaraf ettiğini, iddia ve beyanlarına yer verilerek, 2010-M-438 kayılı YİDK Kararının iptaline karar verilmesini dava ve talep etmişlerdir.
Davalı ... Enstitüsü vekili, alınan kararların ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı şirket vekili, hükümsüzlüğüne karar verildiği belirtilen davalı şirket markalarının idari işlemin tesis edildiği tarihte hüküm ifade ettiklerini, kesinleşmiş yargı kararı bulunmadığını, davacının Benim’O markaları üzerinde öncelikli üstün hakkının bulunmadığına dair yargı kararlarının bulunduğunu, davalı şirket adına tescilli redde gerekçe markalar ile davacı başvurusunun benzer olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı başvurusunda yer alan “ETİ Benim’O Lokmalık+Şekil” unsurları birlikte değerlendirildiğinde, “söz şekilden yüksek sesle konuşur” ilkesi çerçevesinde, ibare ve şekil unsurundan oluşan başvuruda önceliğin ibarelere verilmesi gerektiğini, ibarelerin kompozisyonu dikkate alındığında vurgunun “Benim’O” ibaresinde olduğunu, lokmalık ibaresinin ebat belirten bir ibare olduğunu, ETİ ibaresinin başvuruda yer alması,
başvurunun seri marka olarak tescil edilmesine işaret olduğunu, başvurunun ayırt edici unsuru olan “Benim’O” ibaresi ile redde dayanak markalardaki ayırt edici unsur olan “BENİM” ibaresinin anlamsal ve fonetik açılardan ortalama tüketicilerce benzer nitelendirilecek türden ayırt edici unsurlar olarak algılanmayacağını, redde dayanak markaların bırakacakları genel intiba ile davacı başvurusunun bırakacağı genel intıbanın benzer olarak nitelendirileceği, davacı başvurusu kapsamında yer alan 30. sınıftaki malların redde dayanak markaların kapsamlarında aynen yer aldığı anlaşıldığına göre,
davacı markasının tescili halinde ortalama tüketicilerin taraf markalarını karıştırabileceği, bu durumda; davacı başvurusu kapsamında yer alan 30. sınıfdaki malları redde dayanak markaların kapsamında yer aldığı sürece, davacı markasına yapılan itirazın yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/15663, K. 2013/10979, 27 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama