KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/15720 E., 2012/6176 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.09.2010 tarih ve 2009/315-2010/373 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin eşinin dava dışı .....'ın sürücüsü ve maliki olduğu araçta yolcu olarak seyahat ettiği sırada aracın savrularak yoldan çıkıp takla atması sonucu vefat ettiğini, davalının aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğunu, kazanın oluşumunda sürücü .....'ın kusurlu olduğunu, müvekkilinin eşinin desteğinden yoksun kaldığını ileri sürerek 1.000 TL maddi tazminatın 08.10.2007 tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tazminata hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre kazanın oluşumunda dava dışı sürücünün 8/8 kusurlu olduğu, dinlenen tanık beyanlarında müteveffa ve davacı eşinin fındık bahçelerinde birlikte çalışarak gelir elde ettiği, müteveffanın gelirinin sadece emekli maaşı olmadığı, eşinin hayatta iken birbirlerine maaş dışında da destek olduğu, davacının yaşı nazara alındığında eşinin desteğinden fiilen mahrum kaldığı, eşinin sağlığındaki yaşama tarzına uygun bir hayattan eşinin ölümü ile mahrum kaldığı gerekçesiyle 20.470.90 TL'nin 08.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile poliçe limiti ile sınırlı kalmak üzere davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalının zorunlu sigortacısı bulunduğu araçta bulunan yolcunun ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının tahsiline ilişkin olup, davalı aracın mecburi mali mesuliyet sigortacısıdır.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 4925 sayılı Kanun uyarınca yolcu taşıması yapan araçların zorunlu olarak “zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası” yaptırmaları gerekir.
Bu sigorta ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10.07.2003 tarih ve 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Yasası' ndan doğan sorumluluğunu poliçede yazılı limitlere kadar sigorta örtüsüne almaktadır.
4985 Sayılı Yasa'nın 18. maddesi uyarınca taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Yasa'nın 17.maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadır. Anılan Yasa'nın 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.8. maddeleri hükümlerine göre, meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır.
Ancak, bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısmı için, sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur.
Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu yolcuların uğradığı bedeni zararlar bakımından taşıma yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir.
Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak, limit aşımında sırasıyla zorunlu ve ihtiyati mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır.
Bu itibarla mahkemece söz konusu araçla ilgili olarak zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası poliçesi bulunup bulunmadığı, kaza tarihinde bu sigortanın limitinin ne olduğu hususları üzerinde durulup, buna göre davalının sorumluluğunun karara bağlanması gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan, davalının sorumluluğuna hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/15720, K. 2012/6176, 16 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama