KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1583 E., 2012/9256 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
546 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.07.2010 tarih ve 2009/87-2010/155 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “pınar” markasını, TPE kayıtları üzerinde yaptığı araştırma neticesinde markanın devri ile ilgili herhangi bir kısıtlayıcı kayıt bulunmaması üzerine, davalılardan Pınar Konservecilik A.Ş.’den 09/05/2008 tarihinde devraldığını, ancak İstanbul 4. FSHHM’nin 2006/18 esas sayılı dosyasında verilen markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine dair karar üzerine markanın sicilden terkin edildiğinin TPE tarafından müvekkiline bildirildiğini, müvekkilinin taraf bulunmadığı uyuşmazlık ve bunun sonucunda verilen hükümsüzlük kararının müvekkiline etkisinin olamayacağını ileri sürerek,
İstanbul 4. FSHHM’nin 2006/18 esas sayılı dosyasında verilen kararın kesinleşme şerhinin usul ve yasaya aykırı olduğunun tespiti ile iş bu kesinleşme şerhinin iptalini, mahkemece verilen karardan rücu olunarak, HUMK’un 186. maddesi çerçevesinde işlemler yapılmasını, TPE’ce markanın terkinine dair işlemin iptalini ve marka tescilinin devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, müvekkili hakkında açılacak davalarda ve Enstitünün kararlarından zarar gören üçüncü kişilerin müvekkili aleyhine açacakları davalarda görevli ve yetkili mahkemenin Ankara İhtisas Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle müvekkili hakkındaki davada yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, kurum karar ve işlemlerinin yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili, dava konusu markanın müvekkili tarafından usul ve yasaya uygun olarak davacıya devredildiğini, 5 yıl içinde veya 5 yıllık süre içerisinde markanın kullanımına ara verilmesinin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Süt Mamülleri San. A.Ş. vekili, müvekkili tarafından açılan hükümsüzlük davası neticesinde davaya konu “Pınar” markasının kullanılmama nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verildiğini ve kesinleşen mahkeme kararının T.P.E. nezdinde yasal prosedür çerçevesinde uygulandığını, HUMK’un 186. maddesi gereğince işlem yapılması talebinin ancak yargılamanın iadesi ile talep edilebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, TPE'ce yapılan marka tescilinin terkinine dair işlemin iptali talebi ile İstanbul 4. FSHHM'nin 2006/16 esas sayılı dosyasından verilen kararın kesinleşme şerhinin usulsüz olduğunun tespiti, şerhin iptali ve HUMK'un 186. maddesi kapsamında değerlendirme yapılması taleplerinin birbirinden farklı nitelikte bulunduğu, HUMK'un 186. maddesinin uygulanması ihtimali olan dosyanın, mahkemede görülen bir dava olmadığı, bu taleplerin ancak davanın görüldüğü İstanbul 4. FSHHM'de ilgili dosyada değerlendirilebileceği, taleplerle ilgili değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle.
TPE'nin 84999 sayılı markanın tescilinin terkinine dair işleminin iptali ve markanın davacı adına tescilinin devamı talebiyle ilgili evrakların ve dolayısıyla TPE hakkındaki davanın dosyadan tefriki ile yeni esasa kaydına, İstanbul 4. FSHHM'nin 2006/18 esas sayılı dosyasında verilen kararın kesinleşme şerhinin iptaline, ilgili mahkemece verilen karardan rücu olunmasına ve HUMK'un 186. maddesi çerçevesinde işlemler yapılmasının karar altına alınmasına yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı TPE vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1583, K. 2012/9256, 30 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama