KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1606 E., 2011/5195 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Birleşen dava
- ANKARA 5.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2004/199 ESAS
Karar Metni
782 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.04.2008 gün ve 2002/528-2008/129 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.10.2010 gün ve 2009/7095-2010/10292 sayılı kararı aleyhinde davalı kooperatif vekili ile davalı ..., ... ..., ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkillerinden ... ile davalı kooperatifin kurucu üyeleri olan ... ve... arasında taşınmaz satışının 3 üyelik karşılığında yapıldığını, taşınmazın 2/3’ünün parasını ...’in, 1/3’nün parasını...’in ödeyeceğini, buna göre de 2 daireyi ...’in 1 daireyi de...’in vereceğini, bu dairelerin giderlerini de bu şahısların ödeyeceğini, davalı kooperatif kurulduktan sonra bu şahıslara 6 daire verdiğini, müvekkili ...’a verilecek dairelerin müvekkili ile müvekkilinin oğlu ..., eşi ...’e verildiğini ve üye olarak da kayıt edildiklerini, çekilen kur’a sonucu 272 nolu konutun ...’a,
273 nolu konutun ...’ya ve 274 nolu konutun ...’e verildiğini, daha sonra müvekkili ...’in ismi silinerek ... isminin yazıldığını, bu şahsın kur’aya dahi katılmadığını, ... tarafından taahhüt edilen 1 dairenin müvekkillerine teslim edilmediğini ileri sürerek, ...’nin davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespitine, bu ortaklık payına öncelikle C Blok 8, olmadığı takdirde C Blok 11, olmadığı takdirde D Blok 3 numaralı konutun isabet ettiğinin tespitine, adı geçen davacıya ilişkin konutun tapusunun müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili, davacıların müvekkili kooperatifin hiçbir zaman ortağı olmadığını, 21.01.1993 tarihli yönetim kurulu kararında o zamanın yüklenicisi...’a 6 adet üyelik hakkı verilmiş, kararın altına başka yazı ile 3 dairenin davacı ...’a ait olacağı yazılmış ise de bu yazının yöneticiler tarafından paraf edilmediğini, öncelikle davanın bu nedenle reddinin gerektiğini, kur’adan sonra müteahhidin tercihi ile ... ve ... adına tescil yapıldığını ve ortak olarak kayıt edildiklerini, hazurin cetveline yanlışlıkla ...’nin adının yazılmasının o kimseye üyelik hakkını vermeyeceğini, uyuşmazlığın müteahhitlerle davacılar arasında olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılar ..., ... ..., ... vekili, yönetim kurulunun 21.01.1993 tarihli yönetim kurulu kararında... tarafından 3 dairenin davacılara verileceğinin kararlaştırıldığını, kooperatif tarafından kur’a zaptında yapılan değişikliğin müvekkilini ilgilendirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece 05.12.1992 tarihli zilyedlik devir senedinde davalıların murisi ... tarafından davacılara verilmesi taahhüt edilen davalı kooperatifteki bir adet dairenin davacılara devir ve temlik edilmediğinin tesbitine karar verilmiş, davacılar vekili ile davalı ..., ... ..., ... vekili tarafından temyiz edilen karar Dairemizin 14.10.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacılar yararına bozulmuştur.
Davalı kooperatif vekili ile davalı ..., ... ..., ... vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davacı ... Itaatli ile davalılar ..., ... ve ...’nun murisi ... ile dava dışı... arasında 05.12.1992 tarihli zilyetlik devir senedi imzalanmıştır. Devir senedinde, sınırları gösterilmek sureti ile belirtilen tarlanın tamamının davacı ... tarafından bir kısım davalıların murisi olan ... ile dava dışı ...’a satıldığı ve zilyetliğin devredildiği belirtilmiş, devamla Beydağları Toroskent Konut Yapı Kooperatifi’ne ortak olmak şartıyla ve üyelerin haiz olduğu hakların yerine getirilmesiyle 3 dairenin ... İtaatli’ye devredileceği, inşaatın bittiği zaman üç dairenin de ...’a verileceği kararlaştırılmıştır. Davacılar vekili, ... tarafından devredilmesi taahhüt edilen konutun davacı tarafa devredilmediğini iddia ederek işbu davayı açmıştır.
Davalı... mirasçıları, 05.12.1992 tarihli sözleşmeye istinaden kooperatif yönetiminin 21.01.1993 tarihli kararında yüklenici ....’a kooperatiften 6 üyelik verdiğini, aynı üyeliklerden üçünün ..., ... ve... adlarına kaydedilmesinin kararlaştırıldığını, her üç kişinin de kooperatif başkanlığının 10.10.1993 tarihli yazıları ile müteahhit kontenjanından üyeliğe kabullerinin yapıldığını, 08.07.1995 tarihli kura tutanağına göre 272 numaralı üyeliğin ...
İtaatli’ye, 273 numaralı üyeliğin...’ye, 274 numaralı üyeliğin de ...’ye isabet ettiğini, bilahare kooperatif yönetimi tarafından ... isminin üzeri çizilerek yerine ...’ın yazıldığını, ...’ın o ana kadar kooperatif kayıtlarında adının geçmediğini, üye giriş formu bulunmadığını, ... adının çizilerek yerine ...’ın yazılmasının herhangi bir belgeye dayanmadığını savunmuştur.
Davalı tarafın bu savunması karşısında, davacı ...’dan tapusuz taşınmazın zilyetliğini sözleşme ile devralan ... ile...’ın taşınmazı davalı kooperatife devrine dair bir sözleşme olup olmadığı, kooperatif tarafından taşınmaz üzerinde yapılacak konutlarla ilgili olarak müteahhit ile yaptığı sözleşme, bu sözleşmeler gereği müteahhide ve dolayısı ile taşınmazın zilyetliğini devreden davacı ...’a verilen üyelik olup olmadığı, davacı ...’nin adının çizilerek yerine yazılan ...’ın ne şekilde kooperatife ortak olduğunun araştırılarak,
... tarafından 05.12.1992 tarihli sözleşmede yazılı edimin yerine getirilip getirilmediğinin 21.01.1993 tarihli yönetim kurulu kararı ile 08.07.1995 tarihli kura tutanağı ve ekindeki hazurun cetveli de dahil tüm kooperatif kayıtları incelenmek suretiyle uzman bilirkişilerden alınacak rapor ile belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu nedenle davalı kooperatif vekili ile davalı ..., ... ve ... vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 14.10.2010 gün ve 2009/7095 Esas, 2010/10292 Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak mahkeme kararının açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1606, K. 2011/5195, 29 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama