KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/161 E., 2011/4744 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.11.2008 gün ve 2008/111-2008/468 sayılı kararı onayan Daire’nin 23.09.2010 gün ve 2009/2773-2010/9105 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... şirketi nezdinde taşıma rizikolarına karşı sigortalanmış bulunan emtianın alıcısına teslim edilmeyerek araç ve sürücüsünün ortadan kaybolması nedeniyle taşıma esnasında çalınan emtianın değeri olan 77.500,00 YTL’nin ödenmesi için davalıya başvuruda bulunulduğunu, ancak davalının sigorta genel şartlarına aykırı olarak müvekkilinin istemini reddettiğini ileri sürerek, müvekkilinin uğradığı sözkonusu zarar miktarının davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, araç sürücüsünün teslim aldığı emtiayı alıcına teslim etmeyerek araç ile birlikte kaybolduğunu, olayın emniyeti suistimal ve/veya dolandırıcılık şeklinde meydana geldiğini, poliçede bu şekilde oluşan zararların teminat dışı bırakılması nedeniyle davacının tazminat isteminin reddedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen poliçede güveni kötüye kullanan ve dolandırıcılıktan doğan rizikoların teminat dışı bırakılmış olduğu, somut olayda taşımaya konu eşyanın sahte ruhsat ve sahte ehliyet ibraz eden sürücüye teslim edildiği, aracın yola çıktıktan sonra taşımayı gerçekleştirmeyerek izini kaybettirdiği, zararın dolandırma sonucu meydana geldiği, bu rizikonun ise poliçe teminatı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararı davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 23.09.2010 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/161, K. 2011/4744, 21 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama