KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1710 E., 2012/8470 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/10/2010 tarih ve 2009/105-2010/408 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Naza+Şekil” ibaresinin tescili için davalı kuruma başvurduğunu ancak davalı şirketin yaptığı itiraz üzerine müvekkilinin başvurusunun reddedildiğini, ret kararına karşı yaptıkları itirazın da nihai olarak ret ile sonuçlandığını, müvekkiline ait işaretle itiraza dayanak marka arasında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, TPE YİDK kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasındaki beyanında ise 25 ve 35. sınıflar yönünden taleplerinden feragat ettiğini bildirmiştir.
Davalı TPE vekili, başvuru konusu marka ile itiraza dayanak markaların benzer olduklarını, söz konusu markaların tüketiciler nezdinde seri marka olarak algılanacağını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının yazılış, telaffuz ve işaretlerin genel olarak bıraktığı izlenim açısından birbirine benzediği, ortalama tüketici açısından karıştırma ihtimalinin bulunduğu, dava konusu markanın davalı şirketin markası içinde değerlendirilebileceği ve 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi gereğince dava konusu marka başvurusunun reddinin yerinde olduğu,
başvuru konusu ibarenin tescil ettirilmek istendiği emtia ile tescilli markanın emtiası karşılaştırıldığında davacının 24. sınıfta tescili istediği dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar, ev tekstil ürünleri emtiası ile dava dışı şirketin sahibi olduğu 25. sınıf ürünler arasında benzerlik bulunduğu, pazarlama tekniği ve sektörel tercihler nedeniyle sabahlık, pijama, bornoz gibi ürünlerle ev tekstil ürünlerinin pazara sunulduğu mağazalarda satışa sunulmakta olduğu ve aynı zamanda ev tekstil ürünlerinin üreticileri tarafından ürün yelpazesi içerisine dahil edildiği,
üretim aşaması ve yeri açısından aynı veya yakın raflarda satışa sunulma halleri de dikkate alındığında bu ürünler arasında benzerlik bulunduğu, davalı adına tescilli bulunan markının 35/8 sınıfta yer alan “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” içinde tescilli bulunduğu dikkate alındığında sadece bu hizmet sınıfında tescilli olmasının dahi davacının
tesciline engel olabileceği, davacının marka başvuru tarihi dikkate alındığında markanın kullanımının ayırt edicilik sağladığı iddiasının dinlenmesinin mümkün görülmediği, davacı adına tescilli diğer markaların tescil tarihleri dikkate alındığında davacıya bir müktesep hak sağlamayacakları gerekçesiyle 25. ve 35. mal ve hizmet sınıfı yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, 24. sınıf yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1710, K. 2012/8470, 21 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama