KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1724 E., 2011/5212 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İskenderun 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.06.2008 gün ve 2005/2 - 2008/238 sayılı kararı onayan Daire’nin 19.07.2010 gün ve 20085/13044 - 2009/8498 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilerinin murisi ...'ın önce Güneş Hayat Sigorta A.Ş. ile 2 adet hayat sigorta poliçesi akdettiğini, Güneş Hayat Sigorta A.Ş.'nın davalı Vakıf Emeklilik Sigorta A.Ş. ile birleşmesi üzerine muris Yüksel'in anılan poliçelerdeki birikimlerini davalı sigorta şirketi tarafından tek prim ödemeli hayat sigortasına dönüştürülmek suretiyle önceki poliçelerin devamı olarak 30.01.2004 tarihli 10 yıl süreli 2 adet hayat sigorta poliçesi düzenlediğini, ...'ın 26.07.2004 tarihinde ölümü sonrası ihtarnameye rağmen poliçelerden doğan hakkın davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek,
21.386.000.000.-TL sigorta primi ile biriken kâr payının ve fazlaya dair hakları saklı tutarak şimdilik 5.000.000.000.-TL ölüm tazminatının reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların murisi ... ile akdedilen sözleşme ile düzenlenen poliçelerin başlangıç tarihinin 28.01.2004 olup, poliçelerin tanziminde ...'ın aynı tarihli başvuru formlarının esas alındığını, sigortalı ...'ın 2002 yılından beri mide kanseri olması ve hastalığını bilmesine rağmen, bu hastalıklarını poliçe tanziminden önce müvekkiline bildirmediğini, TTK'nun 1290 ve Hayat Sigortası Genel Şartları'nın C-2.maddesi gereğince müvekkilinin akitten caydığını, poliçenin feshedildiğinin 18.11.2004 tarihli ihtarname ile davacı tarafa bildirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacıların murisi sigortalı ...'ın 26.07.2004 tarihinde ölümüne sebep olan hastalığın sigortalıdan gizlenmesi dolayısıyla kendisince bilinmeyebileceği ve bu halde mide kanseri olduğunu sigortacıya ayrıca bildirmemesinin gerçeğe aykırı beyanda bulunma olarak kabul edilemeyeceği, davalı sigorta şirketine ait acente elemanlarınca sigorta sözleşmesinden önce sigortalının hasta ve özellikle kolunda serum takılı iken evinde görüp poliçeyi düzenledikleri, müdebbir davranmak yerine yüksek oranda prim temin etmek amacıyla hareket ettikleri, ölümün poliçenin düzenlenmesinden 6 ay sonra gerçekleştiği,
davalıya ödenen 21.386 YTL primden 1.069,21 YTL'nın tenzili ile bakiye 20.316,79 YTL'nın davacı tarafa iadesi gerektiği sonucuna varılark, 20.316,79 YTL'nın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kararın davalı vekilnce temyizi üzerine karar Dairemizce düzeltilerek onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1724, K. 2011/5212, 29 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama