KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1748 E., 2011/5011 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.12.2008 gün ve 2006/319 - 2008/531 sayılı kararı onayan Daire’nin 22.11.2010 gün ve 2009/5716 - 2010/11736 sayılı kararı aleyhinde taraf vekillerince karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın merkez şubesinde üç ayrı hesabının bulunduğunu, 1999 yılında yasal süresi içinde havale edilmeyen meblağlardan dolayı 1479 sayılı Kanun’un Ek 6. maddesi uyarınca 768.263.281.-TL vadeli mevduat faizi ve 3095 sayılı Kanun’un 2. maddesinde uyarınca 170.926.003.292.-TL reeskont faizi olmak üzere toplam 171.694.266.573.-TL alacaklarının doğduğunu, davalının ödeme yapmaması nedeniyle kurum zararının ana paraya dönüştüğünü, dava tarihine kadar reeskont faizi, mevduat faizi ve vadeli mevduat faizi olmak üzere toplam alacağın 364.495.234.683.-TL ye ulaştığını ileri sürerek,
anılan meblağın dava tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek reeskont faizi, 1479 sayılı Yasa’nın Ek 6. maddesine göre vadeli mevduat faizi ve vadesiz mevduat faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının vadesiz mevduat hesaplarında, valör uygulamasının bankacılık mevzuatı ve teamüllerine uygun yapıldığını, valör tarihinin işlemi izleyen gün olduğunu, davacı tarafın valör tarihini işlem tarihi olarak esas aldığını, cezai faizin ana para hale gelmesinin ve meblağa vadeli, vadesiz ve reeskont faizi tahakkuk ettirilmesinin kanuni dayanağının bulunmadığını, bu durumun faize faiz talep etme anlamında olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair tesis ettiği karar taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Taraf vekilleri, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1748, K. 2011/5011, 26 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama