KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1846 E., 2011/6708 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.11.2008 gün ve 2008/63 - 2008/251 sayılı kararı onayan Daire’nin 14.06.2010 gün ve 2009/1355 - 2010/6801 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1969 yılından bu yana ticaret unvanı ve 1994 yılından beri de marka olarak kullandığı, ülke çapında tanınmışlık vasfını taşıyan "VİP+şekil ibareli" tanınmış tescilli markalarıyla iltibas ve tecavüz oluşturan, ayrıca bunların tanınmışlığından haksız yarar sağlayabilecek olan davalı şirketin "vipnet iletişim hizmetleri a.ş. +şekil" ibareli marka tescil istemine itirazın da nihaî olarak YİDK’nun kararı ile “marka ile işaret ile kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin farklı olması sebebiyle karıştırılmayacağı” gerekçesiyle ret edildiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve tescil olunan markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket ve TPE vekilleri, kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya aykırı olmadığını, davacının markaları ile davalı başvurusundaki işaretin karıştırılabilecek derecede benzerlik taşımadığını, kaldı ki kapsadıkları ürün ve hizmetlerin de farklı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı markaları ile başvuru konusu işaretin benzer olmadığı, davacı markaları ile davalı başvurusunun konusu işaret benzer kabul olunsa bile farklı mal ve hizmetleri içerdiklerinden haksız yarar sağlama ve ayırt edici karakteri ile ayırt ediciliği zedelemenin varit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 14.06.2010 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1846, K. 2011/6708, 2 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama