KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1995 E., 2012/8602 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/11/2010 tarih ve 2009/330-2010/463 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya ait 5.000,00'er TL bedelli 2 adet çeki zayi etmesi dolayısıyla Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/11 E. sayılı dosya kapsamında açılan çek iptali davasında çekler üzerine ödeme yasağı konulmasına rağmen dava devam ederken davalı tarafça çek bedellerinin ödendiğini, davalı bankanın özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve müvekkiline karşı BK'nun 41 vd. maddeleri gereğince sorumlu olduğunu belirterek 10.000,00 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının 10.01.2008 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini ancak kararda hangi numaralı çekler hakkında ödeme yasağı kararı verildiğinin belirtilmediğini, aynı gün tedbirinin uygulanmayacağının mahkemeye bildirildiğini, mahkemece gönderilen 25.03.2008 tarihli ikinci yazıda ise yanlızca çeklerin ibraz edilip edilmediğinin sorulduğunu, tedbir kararından bahsedilmediğini ve ilk yazıya atıf yapılmadığını, buna göre banka çalışanlarının iki yazı arasında ilişki kurmasının mümkün olmadığını, tedbir kararı verildiğinin müzekkereler kapsamında anlaşılamaması dolayısıyla çeklerin takasa ibrazı ile ödendiğini, olay sebebiyle müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çek iptaline ilişkin dava dilekçesinde çek numaralarını belirtilmediği, bu durumdan davacının sorumlu olduğu, çek numaralarının bildirilmesi üzerine davalıya gönderilen yazıda ise tedbir hususundan bahsedilmediği, davalı bankanın 10.01.2008 tarihli ve 25.03.2008 tarihli yazılar arasında bağlantı kuramadığı, bankaların işleyişi dikkate alındığında bunun davalı bankadan beklenilmesinin mümkün olmadığı, çeklerin ödenmesinde davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1995, K. 2012/8602, 22 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama