KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1997 E., 2011/6040 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2008 gün ve 2007/65-2008/134 sayılı kararı bozan Daire’nin 28/10/2010 gün ve 2009/3928-2010/10947 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ürettiği ürünleri, bilhassa baharatları “sanita” markası ile piyasaya sunmak düşüncesi ile TPE’ye tescil başvurusunda bulunduğunu, markanın davalı adına tescilli olması nedeniyle başvurunun reddine karar verildiğini, ancak davalının lokantacılık işi ile iştigal etmekte olup, anılan markayı tescil tarihinden itibaren “her türlü yiyecek içecek sağlanması hizmetleri” dışındaki mal ve hizmetlerde kullanmadığını ileri sürerek, davalıya ait 28.04.1998 tarih ve 1998/005030 sayılı “sanita” sözcük markası ile yine davalıya ait 04.12.2000 tarih ve 2000/26079 sayılı “sanita” sözcük markasının 556 sayılı KHK’nin 14 ve 42/c maddeleri gereğince 30 ncu sınıf mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalıya tescilli 2000 26079 tescil numaralı markaya ilişkin olarak açılan davanın reddine, 98 005030 tescil numaralı marka için açılan davanın ise 30 ncu sınıfta yer alan “baharatlar” (bitkilerin çiçeğinden, tohumundan, dalından, yapraklarından, kökünden, kabuğundan elde edilen toz ve nane halindeki her türlü baharat çeşitleri) şeklindeki emtia bakımından kısmi hükümsüzlüğüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1997, K. 2011/6040, 17 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama