KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2041 E., 2012/5814 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/09/2010 tarih ve 2009/1104-2010/992 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Küçükpazar Şubesi nezdindeki bireysel hesabından, bilgisi ve rızası dışında toplam 4.924.00 YTL tutarın internet bankacılığı yoluyla 13.11.2006 tarihinde dava dışı ... adlı kişi tarafından Gaziantep Albaraka Şubesine EFT ile aktarılarak çekildiğini, müvekkilinin davalı bankaya noter aracılığı ile parasının ödenmesi yönünde ihtarname keşide ettiğini fakat davalı bankanın sorumluluk kabul etmediğini; ancak davalı bankanın tamamen kontrol ve sorumluluğunda olan internet bankacılığı kullanılarak müvekkilinin zarara uğratıldığını ifade ederek 4.924.00 YTL’ nin 13.11.2006 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözkonusu davanın niteliğinin sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olması nedeniyle müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini ayrıca yapılan işlemlerle ilgili olarak davalı bankaya herhangi bir kusur isnat edilemeyeceğini, davacının tedbirli davranmayarak kendi kusurundan dolayı zarara uğradığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre davalı bankanın güvenli bir sistem oluşturmadığı, davacının ise şifre ve kişisel bilgilerini koruma hususunda gerekli özeni göstermediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.954.00 TL’nin 13.11.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yoluyla yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
1-Dava 24.11.2008 tarihinde İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılmış, bu mahkemece miktar itibariyle davaya bakmaya Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle verilen 01.12.2008 tarihli görevsizlik kararı taraflara tebliğ edilmek suretiyle 09.07.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekili 21.08.2009 havale tarihli dilekçesiyle dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesi talebinde bulunmuştur.
Bu işlemin yapıldığı tarihte yürürlükte olan HUMK m. 193 uyarınca görevsizlik kararı verilmesi halinde davacı tarafın görevli mahkemede karşı tarafa tebligat yaptırması veya görevsizlik kararının kesinleşme tarihinden itibaren on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi ya da yeniden çağrı kağıdı tebliğ ettirmesi gerekir. Aksi taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
Bu durum karşısında mahkemece, açıklanan gerekçeyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken esas hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. 2-Bozma neden ve kapsamına göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2041, K. 2012/5814, 11 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama