KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2065 E., 2011/4882 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
651 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.10.2007 gün ve 2007/56 - 2007/321 sayılı kararı onayan Daire’nin 07.10.2010 gün ve 2008/13634 - 2010/1864 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden para tahsil ettiğini, ve geri ödemediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı şirket aleyhine Dortmund Asliye Hukuk Mahkemesinde alacak davası açıldığını, söz konusu mahkeme tarafından 09.12.2005 tarihinde verilen karar ile davalı tarafından 20.707,32 Euro’nun 30.09.1999 tarihinden itibaren % 4 faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, ayrıca mahkeme tarafından yargılama masrafları olan 2.962,49 Euro’nun 06.01.2006 tarihinden itibaren % 5 faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verildiğini ve kararın apostille ile onaylandığını,
kararın 8.3.2006 tarihinde kesinleştiğini, bu nedenle Alman Dortmund Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 7 O 104/05 sayılı karar ve masraflar tespitine ilişkin ek kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, Dortmund Asliye Hukuk Mahkemesinin 7 O 104/05 dosya numaralı gıyabi kararının davalıya 23 Ocak 2006 tarihinde tebliğ edildiği, 8 Mart 2006 tarihinde kesinleşme şerhinin yazıldığı, 21 Mart 2006 tarihinde Apostil Onayının yapıldığı, aynı dosyadan masraf tespit kararının da davalıya 06 Şubat 2006 tarihinde tebliğ edildiği ve 21 Mart 2006 tarihinde Apostil onamasının yapıldığı, şerhli ilam aslı ile Türkçe onaylı suretlerinin verildiği,
Dortmund Eyalet Mahkemesinin 7 O 104/5 numaralı dosyasında dava dilekçesinin "Adli ve Gayri Adli Evrakın Yabancı Memleketlerde Tebliği için Talepname" ile Lahey'de 1965 yılında imzalanan tebliğe dair sözleşme uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile; davalı vekiline 28.09.2005 tarihinde tebliğ edildiği, Alman Medeni Usul Yasasının 213, 276.maddesine istinaden çıkartılan "09 Aralık 2005 tarihli gıyabi kararın uygulanması" kararının Dortmund Postasına verilerek davalıya tebligat çıkarıldığı ve 05 Ocak 2006 tarihinde tebliğ edildiği belirtilerek,
süresi içerisinde temyiz edilmediğinden, 08 Mart 2006 tarihinde kararın kesinleştirildiği, davacı yanın ibraz ettiği belgelerden anlaşıldığı, Yurt dışı tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 25-28. maddeleri ve Tebligat Tüzüğü'nün 36-47. maddeleri ikili veya çok taraflı sözleşmeler ile Uluslararası Adli Yardımlaşma Kurallarına göre yapıldığı,
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 25. maddesinin 3. ve Tebligat Tüzüğü'nün 36. maddesinin 1.fıkraları uyarınca, evrak, tebligatı çıkaran mercinin bağlı bulunduğu Bakanlık aracılığıyla Dış İşleri Bakanlığı'na oradan da o yerdeki Türkiye Büyükelçiliği'ne veya Başkonsolosluğu'na gönderilmek suretiyle yapılacağının belirtildiği, 1965 tarihli Hukuki ve Ticari konularda Adli ve Gayriadli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine
dair Lahey Sözleşmesi'ne Almanya ve Türkiye taraf bulunmaktadır.
Sözleşme Türkiye yönünden 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe girdiği, Türkiyenin, sözleşmenin 8. ve 10. maddelerine çekince koyarak, diplomatik memurların ve konsolosluk görevlilerinin sadece kendi vatandaşlarına tebliğ yapabilme yetkilerini kabul etmiş, 10.maddede belirtilen tebliğ usullerini ise reddettiği, 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi ile kabul edilen istinai tebligat yöntemlerinden biri de doğrudan posta yoluyla tebligat olduğu, bu yöntemi, sadece sözleşmenin 10. maddesine çekince koymayan ülkeler açısından başvurmak mümkün bulunduğu,
Türkiye’nin 10. maddeki tebligat yöntemini kabul etmeyeceğini, bu maddeye koyduğu çekince ile belirtmiş bulunduğundan, Dortmund Eyalet Mahkemesinin gıyapta verdiği dava konusu kararını, kendi Alman Usul Hukuku hükümlerine göre, Almanya ve Türkiye'nin taraf olduğu 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi hükümlerine ve Türkiye'nin koyduğu çekinceye rağmen, posta yoluyla doğrudan tebliğ yapması, davalının savunma hakkını kısıtladığı gibi, kamu düzenine aykırı olduğundan, MÖHUK'nun 38.maddesi c ve d bentleri uyarınca davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2065, K. 2011/4882, 22 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama