KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2130 E., 2012/11893 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/11/2010 tarih ve 2009/148-2010/464 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Bank Audi Saradar Group” ve Arapça ibareler ile şekil unsurundan oluşan marka başvurusunun dava dışı Audi AG ye ait “AUDI” markası mesnet gösterilerek MDB nin kararıyla 556 sayılı KHK nın 7/1 (b) ve 7/1 (i) maddeleri gereğince reddedildiğini, bu karara yapılan itirazın da YİDK nın kararıyla reddedildiğini, Audi ibaresinin şirket kurucularının soy adı olup Arapça’da “dönüş” anlamına geldiğini, markaların farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, uzun süreli kullanım nedeniyle başvuru konusu markanın ayırtedicilik kazandığını ileri sürerek, YİDK nın kararının iptalini, dava konusu markanın tescil işlemlerinin devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, markaların asıl unsurlarının AUDI olduğunu, önceye dayalı kullanımın mükerrer tescile olanak vermeyeceğini, kurum işlem ve kararlarının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, markaların tescil kapsamları aynı değilse de ilişkili hizmetler olduğu, markaların ilk bakışta ayırtedilemeyecek derecede benzer olmadıkları, başvurunun KHK nın 7/1 (b) md. uyarınca reddine dair YİDK gerekçesinin yerinde olmadığı, AUDI markasının tanınmış marka olarak kabul edilerek özel siciline kaydolunduğu, davacı başvurusuna konu markanın tescilinin dava dışı şirkete ait ret gerekçesi markanın ayırtedicilik düzeyine zarar vereceği, başvurucuya haksız imaj transferi sağlayacağı, KHK'nİn 7/1 (i) md. uyarınca başvurunun reddine dair YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2130, K. 2012/11893, 4 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama