KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/219 E., 2012/6832 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21.10.2010 tarih ve 2010/14 - 2010/375 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firmanın, dünyanın pek çok ülkesinde ve Türkiye'de "Lemförder" ibareli otomotiv ürünlerinin satışını yaptığını ve bu ürünler üzerindeki bu ibareyi, bilinen, tanınan bir marka haline getirdiğini, ayrıca üçgen şekli üzerindeki Baykuş logosunun Türkiye'de 1975 yılından bu yana ürünlerde tescilli marka olarak kullanıldığını, davalının ise el yazısı ile yazılmış "Lemförder" ibaresini 28.01.2003 tarihinde Türkiye'de adına tescil ettirdiğini, ayrıca davalının sattığı ürünlerin ve ambalajlarının üzerine müvekkilinin tescilli, anılan ibaresini koyduğunu ve ambalajlar arasında da renk, yazı,
boyut bakımından bire bir benzetme yaptığını, müvekkilinin üretmediği sahte ürünlerin bu şekilde satışına da aracılık ettiğini, müvekkilinden orjinal ürünler ile sahte ürünleri tüketicinin karıştıracağının kesin olduğunu, müvekkilinin ürünlerine duyulan güvenin sarsılacağını, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b ve 8/4 maddelerinde yazılı koşulların müvekkili lehine oluştuğunu, davalının işyerinden sahte ürünleri el konulduğunu ve hazırlık soruşturmasının devam ettiğini ileri sürerek, davalının markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların tescilli markalarının farklı olduğunu, davacının 556 sayılı KHK'nin 25. maddesi uyarınca Türkiye'de "Lemförder" ibaresinin tescili için 6 aylık sürede başvuru yapmadığını, davacının, davalının tescil ettirdiği markayı Türkiye'de ve tüm dünyada tanıttığına ilişkin kanıt bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 2003/01970 nolu markasında, davacının ticaret ünvanının esas unsuru olan "Lemförder" ibaresini aynen tescil ettirdiği, bu ibarenin Türkiye için orjinal olduğu, bu itibarla davalı şirketin kendiliğinden bulduğu bir ibare olmadığı, somut olayda davalının,
kötüniyetli marka başvurusunda bulunarak markayı adına tescil ettirdiği, davalının eyleminin MK'nun 2. maddesi gereğince korunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/219, K. 2012/6832, 25 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama