KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2234 E., 2011/5637 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/02/2009 gün ve 2008/1026-2009/225 sayılı kararı bozan Daire’nin 30.11.2010 gün ve 2009/6383 - 2010/12245 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, yüksek oranda kâr verileceği ve parasını istediği her an geri alabileceği taahhüdünde bulunulması karşısında 20.451 €'yu “Devir tutanağı” ibaresi bulunan bir belge karşılığında davalılara verdiğini, kısa bir süre sonra ihtiyacı nedeniyle ödediği parayı talep ettiğini, ancak davalı tarafça ödenmediğini, davalıların para toplama faaliyetinin Bankalar Kanunu’na, TTK'na ve SPK’na aykırı olduğunu, hisse senetlerinin usulsüz olarak halka arz edildiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında ortaklık ilişkisinin bulunmadığını, müvekkiline süresi içinde hisse senedi teslimi yapılmadığını,
şirket anasözleşmesinin ihlal edildiğini, şirket yöneticilerinin TTK’nun 67 nci maddesine ve SPK’na muhalefet suçlarından ceza aldığını ileri sürerek, davalılara verilen 20.451€ alacağın şimdilik 6.500 TL'lik kısmının ödendiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, müvekkilinin davalı şirketlerle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, mevzuata aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan anonim şirket ve davacının da davalı şirkette hissesi olduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde "pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, davalı şirketlerin tasfiye halinde bulunmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar
dava dilekçesinde ... ve ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan anonim şirket yönetim kurulu başkanının ve yönetim kurulu üyesinin şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği, bu davalıların pasif husumet ehliyetlerinin olmadığı gerekçesiyle davalı şirket hakkında açılan davanın esastan, diğer davalılar hakkında açılan davanın husumetten yönünden reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2234, K. 2011/5637, 10 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama