KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/228 E., 2012/11939 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/10/2010 tarih ve 2009/384-2010/326 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,davalıların Sayha Holding A.Ş'nin yöneticisi olarak gerçeğe aykırı vaat, istenildiğinde paraların derhal iade edileceği güveni ve dini-milli terkinlerle kişileri kandırarak para topladıklarını, müvekkillerinin de bu şekilde aldatılarak 1998 yılının Nisan ayında anılan Holdinge 13.000 DM para yatırdıklarını, bir süre sonra paralarını geri almak isteklerinin sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine müvekkillerinin ilgiler hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2002/8713 hazırlık numarası ile şikayette bulunduklarını,
Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2003/270 Esas 2005/361 Karar sayılı dosyasında Holding yöneticisi olan davalıların nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine karar verildiği ve kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, müvekkili Mehmet'in 31 hisse karşılığı 6.200 DEM, müvekkili Bektaş'ın 34 hisse karşılığı 6.800 DEM alacağı bulunduğunu, kesinleşmiş Ağır Ceza Mahkemesi kararı ile davalıların müvekkillerini dolandırdıklarından dolandırılan meblağı müvekkillerine tazminat olarak ödemek zorunda olduklarını,
dolandırılan miktar olan 13.000 DEM'in dönüştürülmüş şekli olan 6.600 EURO karşılığı 11.500,00 TL tazminatın paranın yatırılmış olduğu 1998 tarihinden itibaren T.C. Bankaları'nın mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranlarının uygulanarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir
Davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekili,beş yıllık zamanaşımı süresinin, paranın yatırıldığı tarihten itibaren geçtiğini, öncelikle davanın zamanaşımı nedeni ile reddini, davacıların Holding'e para yatırdıkları Nisan 1998 tarihinde müvekkillerinin yönetim kurulunda yer almadıklarını, bu sebeple davanın husumet yönünden reddini, hisselerin şirket tarafından geri alınmasına mevzuatın engel olduğunu, geçersiz hisse satışı nedeni ile sebepsiz zenginleşme zamanaşımının da geçtiğini, ceza hakiminin mahkûmiyet kararının hukuk hakimini bağlamadığını savunarak davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, davacıların anılan Holding'e ortak olduklarını, kâra da zarara da katlanmaları gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar hakkında kesinleşen ceza kararıyla, davalılarınca yüksek kâr payı verme vaadi ve her istendiğinde hisselerin geri alınacağı sözü verilerek, dini ve milli inanç ve duygular istismar edilerek, davacıların iradesinin sakatlanmış olduğu, bu nedenle davacıların hukuki ilişkiyi geçmişe etkili olarak ortadan kaldırıp verdiğini geri isteme hakkını kullandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 11.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahisiline karar verilmiştir.
Karar, bir kısım davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, bir kısım davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/228, K. 2012/11939, 4 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama