KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2305 E., 2011/6026 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ödemiş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.03.2009 gün ve 2004/68-2009/89 sayılı kararı bozan Daire’nin 15.12.2010 gün ve 2009/6140-2010/12963 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 29.09.2000 tarihinde davalılara "ortaklık ve hisse senedi takip formu" yazılı bir belge karşılığında 87.000-DM.yatırdığını, müvekkiline parasını her istediği an geri alabileceği garantisinin verildiğini ancak, herhangi bir faiz ve para ödemesi yapılmadığını, yapılan işlemin mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu, davalıların taahhütlerini yerine getirmeyerek sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, şimdilik 6.500.-YTL'nin davalılardan tahsilini, davalı şirketle kurulmuş geçerli ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitini ve ilgili mevzuata aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalı şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir anonim şirket olduğu, davacının davalı şirkette hissesinin bulunduğu, TTK.nun 405/2. maddesinde sermaye şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı,
davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan anonim şirket yönetim kurulu başkan ve üyelerinin şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eylemden de söz edilmediği gerekçesiyle, davalı şirket hakkında açılan davanın esastan, diğer davalılar hakkındaki davanın ise husumet yönünden reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2305, K. 2011/6026, 17 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama