KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2397 E., 2012/9052 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2010 tarih ve 2009/2497-2010/2747 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından “Evim Paket Poliçesi” ile sigortalanan müvekkiline ait dairede yağmur suyunun sızması nedeniyle hasar oluştuğunu, davalının hasarın teminat dışında kaldığından bahisle zararı karşılamadığını ileri sürerek, 2.400 TL hasar bedelinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bina çatısının site yönetimi tarafından tamir amacıyla açıldığı sırada yağmur yağması nedeniyle oluşan hasarın teminat dışında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacıya ait sigortalı konutta apartman yönetimi tarafından bina çatısının aktarılması sırasında açık olan çatıdan akan yağmur sularının hasara yol açtığı, dahili su klozunun teminat dışı kalan haller bölümünün 2. maddesinde “….damda bırakılan açıklardan…içeri giren suların sebep olacağı zararlar”, 4. maddesinde ise “izolasyon yetersizliği ve/veya kaybı nedeniyle yağmur sularının binanın dış cephe veya terasından …girmesi nedeniyle meydana gelen hasarların” teminat dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2397, K. 2012/9052, 28 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama