KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2514 E., 2012/7267 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/11/2010 tarih ve 2010/46-2010/842 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka ile pos cihazı teminine ilişkin olarak sözleşme yaptığını, sözleşmenin davacının sözleşmeye aykırı hareketleri sonucunda feshedildiğini, davalı bankanın sözleşmeden doğan alacaklarının tahsili için icra takibi başlattığını, davacının icra takibine itiraz ettiğini, Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/428 E sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, mahkemenin yaptığı yargılama sonucunda davacının davalı bankaya borçlu olmadığı gerekçesi ile itirazın iptali talebini reddettiğini, davalı bankanın davacıya ihtarname göndermesi, hakkında icra takibi başlatması yüzünden T.C.
Merkez Bankası nezdinde sicilinin bozulduğunu, olumsuz sicil yüzünden davacının ticari hayatının zora girdiğini, ticari itibarının zedelendiğini iddia ederek T.C. Merkez Bankasındaki olumsuz sicilinin silinmesini, kusurlu davranışları ile davacıya zarar veren bankadan 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dayandığı kararın temyiz incelemesinden geçmediğini, hukuka aykırı olduğunu, davacının pos cihazı ile ilgili sözleşmeye aykırı hareket ettiği için pos cihazının söküldüğünü, bankanın pos cihazının kullanımı için davacıya kart göndermesine gerek olmadığını, T.C. Merkez Bankası tarafından herhangi bir işlem yapılmadığını, davacının haksız menfaat temini için manevi tazminat davası açtığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, T.C. Merkez Bankasının 14.7.2010 tarihli yazısı ve dosya kapsamından, kesinleşen mahkeme kararı gerekçe gösterilerek risk bildiriminin kaldırılabileceği, davalı bankanın alacağını ispatlayamamasının tek başına kötü niyet olarak kabul edilemeyeceği, davacının kararın kesinleşmesinden sonra risk bildiriminin kaldırılması için bankaya başvurmadığını ve davacının manevi zarara uğradığını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili kararı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2514, K. 2012/7267, 8 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama