KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2533 E., 2012/8666 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Körfez Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.11.2010 tarih ve 2010/349-2010/751 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar arasında düzenlenen 05.10.2004 tarihli alacağın temliki sözleşmesiyle davalı şirketin dava dışı Kocaeli Bayındırlık ve İskân Müdürlüğü nezdindeki inşaat işinin karşılığı olan 220.000,00 TL alacağını diğer davalı ...'a temlik ettiğini, sözleşmede davalı ...'un bu bedeli nakden davalı şirkete ödediğinin belirtildiğini, oysa davalı ...'un davalı şirkette kalfa olarak çalıştığını ve bu parayı ödeme gücünün olmadığını, davalı şirketin bu türden başka sözleşmeler de yapıp alacaklılarından mal kaçırmayı amaçladığını,
müvekkilinin de davalı şirketten 17.09.2004 keşide tarihli 43.000,00 TL bedelli çekten dolayı alacağının bulunduğunu ileri sürerek, 05.10.2004 tarihli alacağın temliki sözleşmesinin muvazaa nedeniyle iptalini ve müvekkilinin uğradığı zarara karşılık 50.000,00 TL'nın müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin davalı şirketin taşeronu olarak dava konusu inşaat işini yaptığını, davalı şirketin de müvekkiline olan borcuna karşılık iş sahibinden olan alacağını temlik ettiğini, ortada hukuka aykırı hiçbir durumun bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı ...'un diğer davalı şirkette kalfa olarak çalıştığı, davaya konu edilen miktarda bir para transferi yapmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, danışıklı olarak yapılmış olan işlem bakımından davacının alacaklı olduğu ve alacağının ödenmemesi için danışıklı işlemin yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Körfez 3. Noterliği'nin 05/10/2004 tarih ve 6161 yevmiye numaralı tasarruf işleminin davalı ... yönünden muvazaalı olduğunun tespitine, davalılar hakkındaki tahsil isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava, davalılar arasında yapılan temliknamenin muvazaa hukuki nedenine dayalı olarak geçersizliğinin tespiti ve alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık esas itibariyle davalılardan ...'un diğer davalının taşeronu mu yoksa kalfası mı olduğu noktasında toplanmaktadır. Her ne kadar uyuşmazlığın niteliğine göre davada tanık dinlenebilir ise de iddia ve savunma kapsamında diğer delillerin değerlendirilmesi gerekeceği de tabiidir.
Bilgisine başvurulan davacı tanıklarından sadece birisi davalı ...'nin diğer davacının kalfası olduğunu beyan etmiş, diğer davacı tanığı ise taşeron olduğunu belirtmiş, bunun yanında da davalı ...'nin tacir olduğuna dair dosyaya deliller ibraz edildiği gibi dosya içeriğinden de davalı ...'nin müstakil bir işyerinin olduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca davalı ... vekili de davalılar arasındaki akdi ilişkinin varlığını kanıtlama zımnında davalılara ait ticari defterlerin incelenmesini talep etmiştir.
Bu durumda mahkemece toplanan delillerden hangisine itibar edilip hangisine itibar edilmediği hususunun gerekçeleri gösterilmeden, soyut gerekçelerle davalı ...'nin kalfa olduğuna ilişkin tek davacı tanığının beyanı üstün tutularak temliknamenin muvazaalı olduğu sonucuna varılması doğru görülmemiş ve kararın açıklanan gerekçeyle mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
(2) Ayrıca, kabule göre de davacı tarafın davalılardan Oto Cengizler Otomotiv İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'ne yönelik tahsil talebinin gerekçesi gösterilmeden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan gerekçeyle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2533, K. 2012/8666, 23 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama