KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2614 E., 2012/9275 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
658 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.12.2010 tarih ve 2010/295-2010/360 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1999 yılından beri Antakya'da künefe ve diğer hizmetler işi ile iştigal ettiğini, bu konuda işyerinin bulunduğunu ve "Hatay Kral Künefe" markasını taç logosu ile birlikte tescil ettirdiğini, davalının müvekkilinden izin almaksızın müvekkiline ait tescilli markayla ayırt edilemeyecek şekilde ve tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olacak düzeyde benzer bulunan "Kral Künefe" markasını kullandığını, davalıya eylemlerine son vermesi için ihtarda bulunulduğunu, ancak davalının aynı markayı, tabelayı ve basılı evrakı kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek,
davalının tescilli markaya tecavüzünün men'ine, tabelaların sökülmesine ve evrak ile emtiaların toplatılmasına, 5.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yargılama sırasında (işi terk etmesinden önce) Kırıkhan Kanatlı Caddesi üzerindeki işyerinde vitrin camında "Antakyalılar A&Y Kral Künefe ve Dondurma Salonu" ünvanını kullandığı, işyerinin tabelasında da aynı ünvanın yazılı olduğu, işyerinden alınan numune karton ambalaj üzerinde "Antakyalılar Kral Künefe Salonu" ibaresinin bulunduğunu, bu işyerine ait kartvizitte de "AY.
Kral Künefe" ibaresinin yazılı olup, işyerine ait naylon poşette "Antakyalılar A&Y Kral Künefe Salonu" ibaresinin yazılı olduğu, davalı tarafından künefe ve dondurma salonu olarak çalıştırılan işletmesinde bu ünvan ve ibarelerin kullanılmasının davacının 04.04.2002 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle koruma sağlayan 2002/ 07371 tescil nolu "Hatay Kral Künefe Salonu" markasına 556 sayılı KHK'nin 61/a ve 9/b maddeleri gereğince tecavüz teşkil ettiği gerekçeleriyle davanının kısmen kabulü ile 3.000 TL. maddi, 5.000 TL. manevi tazminatın davalıdan tahsiline,
Kırıkhan Vergi Dairesinin 11.02.2010 tarihli Yoklama Fişine göre davalının dava konusu işyerini terk ettiği
bu sebeple davalının davacının markasına tecavüz teşkil eden eylemlerinin konusuz kaldığı gerekçesiyle davalının markaya tecavüz teşkil eden eylemlerinin önlenmesi ile markaya tecavüz teşkil eden reklam, tabela, basılı evrak ve emtiaların toplatılması talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir. Kararı taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacı vekilinin 2 nolu bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, markaya tecavüzün önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve maddi-manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece markaya tecavüzün önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin talepler konusunda, hükmün 1/b bendinde, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemece 16/11/2006 tarihli kararda bu taleplerin kabulüne karar verilip, Dairemiz bozmasından önce kararın mahallinde infaz edildiği ancak, infazdan sonra dahi davalının markaya tecavüz eylemlerine devam ettiği, dosyada bulunan 30.03.2007 tarihli tespit raporundan anlaşıldığı halde, sırf davalı tarafından ibraz edilen fotokopi iş yeri terk belgesine dayalı olarak, davacının markaya tecavüzün önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması taleplerinin konusuz kaldığı gerekçesiyle, bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmişse de dosya içeriğine uygun değildir.
Mahkemece, davacının markaya tecavüzün önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin taleplerinin, dava tarihindeki duruma göre değerlendirilip, davacının bu talepleri hakkında bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma sebeb ve şekline göre davacı vekilinin mahkemenin, karar verilmesine yer olmadığına dair kararı nedeniyle avukatlık ücretine yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2614, K. 2012/9275, 30 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama