KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2636 E., 2011/5210 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.09.2008 gün ve 2008/10-2008/231 sayılı kararı onayan Daire’nin 11.11.2010 gün ve 2009/851-2010/11687 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin tanıttığı KEKSTRA ibareli markasının TPE nezninde 12.01.1996 tarih ve 1996/534 başvuru no ve 165493 tescil numarası ile tescilli olduğunu, 12.01.2006 tarihinde tescilin yenilendiğini ayrıca, 27.08.2004 tarih ve 2004/27353 numara ile tescilli KEKSTRA + ŞEKİL den ibaret markası bulunduğunu, davalı Şimşek Bisküvi ve Gıda Firmasının müvekkili firmanın markası ile ayırt edilemeyecek ve iltibasa mahal verecek şekilde 15.01.2002 tarihinde NEXTRA ibareli markayı kendi adına 2002/559 tescil numarası ile tescil ettirdiğini ve tescilin 18.07.2003 tarihinde resmi marka gazetesinde ilan edildiğini,
müvekkilinin davalının haksız kazanç elde etme faaliyetleri karşısında Ankara Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2004/272-84 karar sayılı dosyası ile davalıya karşı haksız rekabet davası açıldığını ve davanın lehe sonuçlandığını, davalı şirket markasına TPE nezdinde yapılan itiraz işlemlerinin devam ettiğini ileri sürerek davalı adına 18.07.2003 tarihinde marka gazetesinde ilan edilen 2002/559 nolu NEXTRA marka tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının KEKSTRA markası ile müvekkilinin NEXTRA markalarının ilk bakışta orta zekalı ve seviyeli bir tüketici tarafından ayrı olduğunun fark edileceğini, aralarında iltibas bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, 23.09.2008 tarihli dilekçesinde de davacının dava açma hakkını sessiz kalma yolu ile kaybettiğini, müvekkilinin markasının 18.02.2003 tarihinde tescil edildiğini 5 yıllık dava açma süresinin geçtiğini savunarak davasını ıslah etmiş ve açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının dava konusu davalı tescilli markasının hükümsüzlüğü için dava açmakta sessiz kaldığı, 556 Sayılı KHK nin 42/a maddesi uyarınca hükümsüzlük davasının 5 yıllık süre içerisinde açılması gerektiği, bu sürenin markanın tescilinden itibaren başlayacağı, davalının ise davaya konu edilen markasının 18/02/2003 tarihinde tescil edildiği, davacının işbu davasını 24.03.2008 tarihinde açtığı gerekçesiyle yasal süre geçtikten sonra açılan davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2636, K. 2011/5210, 29 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama