KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2801 E., 2012/9693 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
647 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/06/2010 tarih ve 2009/209-2010/180 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dokuma tezgahları satın almak için döviz mevduatlarını yatırdığı davalı bankaya gittiğinde, o günkü müdür davalı ...’in davacıyı tekstil makinelerinin temininde yardımcı olmak istediğini söyleyip bu amaçla diğer davalı ...'yla tanıştırdığını, ... ve tanıştırdığı...ile birlikte fabrika sahasındaki yere gidilerek yeni dokuma tezgahlarının gezildiğini, davacının isteğine uygun olan tezgahlarında 3 hafta içinde temin edileceğinin söylendiğini, bunun üzerine davacının davalı bankada bulunan hesabından 75.000 DM ve 15.000 DM para çekerek davalı ... tarafından bildirilen banka hesabına yatırıldığını,
ayrıca 5000 DM'ninde elden ...'e teslim edildiğini ve makbuz alındığını, bu makbuzunda protokol düzenlendiğinden ... tarafından alınıp yırtıldığını, ancak makinelerin teslim edilmediğini, aslında paraların dava dışı ...yararına havale yapıldı süsü verildiğini, bu paraların davalı ...’in eski çalışanı olan davalı ... hesabına yatırıldığını, bütün işlemleri davalı ...'in de bildiğini ve dolandırıcılığa göz yumduğunu ve davacıyı uyarmadığını,
davalı bankanın ise kendisini temsil yetkisini haiz şube müdürünün haksız eylemlerinden dolayı sorumlu olduğunu ileri sürerek 95.000 DM'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin kendisi dışındaki kişiler arasındaki sözleşmenin tarafı olmadığı gibi olaylardan haberininde bulunmadığını, davada taraf sıfatının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin sadece makineleri satan şirket sahibi ile davacıyı tanıştırdığını, başkaca rolü bulunmadığını, sözleşmenin tarafının...isimli şahıs olduğunu, ...... ile davalı ...’nın herhangi bir şekilde ortaklığının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanında süresinde açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı banka vekili, bankanın davada taraf olmasının mümkün olmadığını, davanın süresinde açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda,davacının davalılar ile aralarında sözleşme bulunduğu ve herhangi bir alış veriş yapıldığını ispatlayamadığı, 07.08.1997 tarihli protokolde ise davalıların taraf olmadığı, sadece davalı ...’in tanık sıfatıyla imzaladığı, ödemelerin davalılar vasıtasıyla yapılmasının davalıları sözleşmenin tarafı haline getirmeyeceğini, davalıların davacıyı dolandırdıkları iddiasının ise ceza dosyası ile de ispat edilemediği, davacının dava dışı...ile yaptığı sözleşme sonucu olan alacağını davalılardan talep ettiği, talebin hukuka uygun olmadığı,
dinlenen tanık beyanlarında da davacının gerçekte makine alım satım anlaşmasını dava dışı...ile yaptığı, bedellerini ......'e ödediği, davalı ...’in sadece davacıyı dava dışı...ile biraraya getirdiği, alış verişte aracılık ettiği, davalı ...’un davalı ...’in elemanı olup, hesaplar üzerinde para aktarma dışında olaya aktif herhangi bir dahilinin bulunmadığı,
ilk görüşmelerin ve bir kısım para alışverişinin davalı banka müdürü davalı ...'in odasında gerçekleşmesinin, yapılan alışverişe davalı bankanın ve ...'in dahil olduğu anlamını taşımayacağı, davalıların birlikte hareket ederek haksız eylemleri ile davacıyı zarara uğrattıkları tam ve net olarak tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve 5.000 DM'nin elden ödeme iddiasının kanıtlanamamış olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, davada çekişmesiz olduğu üzere, davacı 75.000 DM ve 15.000 DM'yi iki seferde davalılardan ...'ın hesabına yatırmıştır. Karşılığında makinelerin davacıya teslim edilmediği hususu da çekişmesizdir. Bu durumda hesabına para yatırılan ... bu tutardan sorumlu olduğu gibi, bu parayı ...'ın hesabından bir başkası karşılıksız olarak çekmiş ise, o kişi de yatırılan bu tutardan sorumludur. Davada davalı ... yatırılan bu paraları davalılardan ...'nın çektiğini savunduğuna göre mahkemece bu husus üzerinde durulup, şayet bu savunma doğru ise davalı ...'nın da bu tutardan sorumlu olduğu kabul edilerek buna göre bir karar vermek gerekirken, bu davalılar aleyhine açılan davanın da tamamen reddi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2801, K. 2012/9693, 4 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama