KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2855 E., 2012/10301 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/05/2010 tarih ve 2009/232-2010/284 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada, müvekkili tarafından davalıların ortağı oldukları dava dışı anonim şirkete karşı tazminat davası açıldığını, yargılama sırasında söz konusu şirketin tasfiyesinin tamamlanarak sicilden terkin edildiğini ileri sürerek, söz konusu şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise anılan şirketin tasfiye memuruna karşı aynı talepte bulunmuştur.
Davalı ... Sicil Memurluğu vekili, ihyası istenilen şirketin tescil işlemlerinin usule ve kanuna uygun olarak yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, ihyası istenilen şirketin yaklaşık otuz yıldır ticari faaliyetinin bulunmadığını, tasfiye işlemlerinin usulüne uygun olarak yürütülerek şirketin sicilden terkin edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasının, ihyası istenilen şirketin ortaklarına karşı açılmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından dava dışı anonim şirkete karşı tazminat davası açıldığı ve bu davanın derdest olduğu, şirket tüzel kişiliğinin ancak tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlanması halinde sona ereceği, davacı tarafından dava dışı anonim şirkete karşı şirketin terkininden önce gerçekleşen bir olaya dayalı olarak açılmış bulunan tazminat davasının varlığı karşısında tasfiyenin gerçek anlamda tamamlandığından bahsedilemeyeceği,
her ne kadar ticaret sicil memurluğu davalı olarak gösterilmemişse de şirket ihyası davalarında anılan kurumun mecburi dava arkadaşı olması nedeniyle dava dilekçesinin bu kuruma tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlandığı, ancak bu tür davaların, ihyası istenilen şirketin ortaklarına karşı açılamayacağı gerekçesiyle asıl davanın pasif husumet yokluğundan reddine, birleşen davanın kabulüne, İntam-Mesken İnşaat ve Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin ihyasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili ile davalı ... ve diğerleri vekili temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekili ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2855, K. 2012/10301, 12 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama