KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3048 E., 2011/7005 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.12.2008 tarih ve 2008/675 - 2008/696 sayılı kararı bozan Daire’nin 15.12.2010 gün ve 2009/6323-2010/12956 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket temsilcileri tarafından kendisine parasını istediği an geri alabileceği ve yüksek oranda kar verileceği vaadinde bulunulması üzerine davalılara “Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” ibareli bir belge karşılığında 1999 yılında 30.000 DM yatırdığını, müvekkilinin ödediği parayı geri almak istediğinde ödeneceği sözü verilmesine rağmen parasının ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalılara verilen paradan şimdilik 6.500,00 YTL’lık kısmın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, bu doğrultuda müvekkilinin davalı şirketlerle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ile kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davalı şirkette ortaklığının bulunmadığı, bu nedenle davalı şirket hakkındaki davanın husumetten reddinin gerektiği, uyuşmazlığın esasına girilmiş olsaydı bile TTK’nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, bu nedenle davacının isteminin yerinde olmadığı, davalı yönetim kurulu başkan ve üyelerinin şahsi sorumluluklarını gerektirir bir durum da mevcut olmadığından bunlar hakkındaki davanın da pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiği soncuna varılarak, davanın husumet yönünden reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 15.12.2010 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3048, K. 2011/7005, 9 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama