KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3113 E., 2012/9803 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/11/2010 tarih ve 2009/125-2010/290 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Akustik Piyano Müzik Market +Şekil” ibaresinin 15. ve 41. sınıflardaki mal ve hizmetler için marka olarak tescili istemiyle davalı TPE'ne başvurduğunu, başvurunun TPE tarafından 556 sayılı KHK'nın 7/1-b ve 7/1-c maddeleri uyarınca 2003/34010 sayılı marka dayanak gösterilerek ve tanımlayıcı olduğu gerekçesi ile reddedildiğini, başvurunun davalı TPE’nin red kararına esas aldığı markadan bütünü itibariyle farklı olduğunu, müvekkili markasının aynı zamanda şirket unvanı olduğunu, her iki marka arasında gözle görülür vaziyette farklılık bulunduğunu,
müvekkili şirketin markasının bir bütün halinde cins veya vasıf bildirmediğini, başvurunun bir bütün halinde incelenmesi gerektiğini, marka üzerinde birçok unsurun mevcut olduğunu, 10 yıldan beri kullanılan bu ibarenin müvekkili şirket ile özdeşleştiğini, tescilsiz kullanıma dayalı sektörde yurtiçi ve yurtdışında bilinirlik kazandığını ileri sürerek, TPE YİDK'nın 2009-M-939 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, başvuru ile ilgili alınan kararların ve yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu, 556 sayılı KHK 7/1-b uyarınca davacıya ait “akustik piyano müzik market şekil” ibareli başvuru ile redde mesnet markanın aynı ve benzer sınıftaki mal ve hizmetleri içerdiğini, söz konusu markaların ayırt edilemeyecek kadar aynı ya da benzer olduğunu, esas ve tek unsurun tanımlayıcı anlama sahip “akustik” sözcüğü olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı başvurusunun bir bütün olarak kapsadığı şekil ve kelime unsurları ile birlikte değerlendirildiğinde okunuş, görünüm ve anlam olarak, ortalama tüketici nezdinde bıraktığı genel izlenim itibariyle redde mesnet "akustik+şekil" ibareli markayla aynı imiş gibi algılanacak düzeyde benzer olmadığı, bu nedenle KHK'nın 7/1-b bendi uyarınca reddedilen 41.sınıftaki hizmetler aynı veya aynı tür ise de, başvuru ile redde mesnet marka aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığından aksi yöndeki YİDK kararının bu yönüyle hukuka aykırı bulunduğu,
davacı başvurusu yönünden 556 sayılı KHK'nın 7/1-c ve 7/1-b bentlerinde düzenlenen red nedenlerinin gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, TPE YİDK'nun 2009-M-939 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı davalı TPE vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3113, K. 2012/9803, 6 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama