KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3225 E., 2011/6587 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) 13.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.12.2008 gün ve 2007/375 - 2008/372 sayılı kararı bozan Daire’nin 25.10.2010 gün ve 2009/5383 - 2010/10789 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı ... şirketi vekili, müvekkiline sigortalı konutun davalı ...'a ait evde meydana gelen yangının sıçraması sonucu zarar gördüğünü, yangın raporunda davalıya ait evde kimliği belirsiz kişilerin oturduğunun tespit edildiğini, bu yere sık sık giren ve yangına sebep olduğu ileri sürülen tinercilere karşı hiçbir önlem almayan davalının BK 58.maddesi uyarınca kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından eksperce hesaplanan riziko bedeli 45,058.123 YTL'nın sigortalıya ödendiğini, TTK 1301.maddesi gereğince onun haklarına halefiyen ödenen tazminatın davalıdan rücuan tahsili için başlatılan icra takibinin haksız itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın yasal süresi içinde açılmadığını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, müvekkiline ait yanan taşınmazın boş olduğunun, müvekkilinin boş olan taşınmazın korunması için gerekli tüm önlemleri aldığını, yangının müvekkilinin tanımadığı üçüncü kişilerin ağır kusuru ile meydana geldiğini, bu nedenle müvekkilinden talep edebilecek herhangi bir bedelin bulunmadığını, ayrıca iddia edilen zararın miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3225, K. 2011/6587, 31 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama