KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3302 E., 2011/7000 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2008 gün ve 2005/347-2008/411 sayılı kararı bozan Daire’nin 29/11/2010 tarih ve 2009/5681-2010/12143 sayılı kararı aleyhinde davacılar ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, asıl ve birleşen davalarda müvekkillerinin davalı kooperatifin ortağı olduklarını, mali yükümlülüklerini yerine getirmedikleri gerekçesiyle yönetim kurulunca ihraçlarına karar verildiğini, bir kısım davacıların ihraç kararına karşı genel kurula yaptıkları itirazın reddedildiğini, genel kurulun maddi yükümlülükleri ilgilendiren kararları aleyhine iptal davası açıldığını nedenle müvekkillerinin yükümlülüğü bulunup bulunmadıklarının henüz belirlenmediğini, genel kurul kararına göre, davalı kooperatifin yüklenici firmaya borçlu olduğunu ancak borcun hangi nedenden kaynaklandığının belli olmadığını,
ihtarnamede borç kalemlerinin açık olarak belirtilmediğini, bir kısım ortakların aynı durumda bulunmasına rağmen ihracına karar verilmeyerek eşitlik ilkesine aykırı davranıldığını ileri sürerek, ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların parasal yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle yönetim kurulu kararı ile kooperatif ortaklığından çıkarıldığını, davaların hak düşürücü sürede açılmadığını, ihtarnamede borç ve faiz miktarının ayrı ayrı gösterildiğini, borcun daha önce alınan genel kurul kararına dayandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaların üç aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı, davalı ile yüklenici firma arasındaki sözleşmenin başka bir davaya konu edildiği, mahkemece sözleşmenin yasaya ve anasözleşmeye uygun olması nedeniyle davanın reddine karar verilerek kararın kesinleştiği, bilançonun yeterli açıklıkta olmadığı hususu ile ilgili başka ortakça açılan davanın reddine karar verilerek kararın kesinleştiği, ihtarnamede borç kaynaklarının ayrı ayrı gösterildiği, bilirkişi incelemesiyle davacıların borcu bulunduğunun anlaşıldığı, eşitlik ilkesine aykırı davranıldığına ilişkin kanıt bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili, davacılar ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ... ve ... yönünden temyiz etmiştir.
1-Davacılar ..., ..., ..., ... ve ... mahkeme kararını temyiz etmediklerinden ve karar bu davacılar yönünden kesinleştiğinden anılan davacılar vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin karar düzeltme istemine gelince, dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, anılan davacılar vekilinin HUMK.nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3302, K. 2011/7000, 9 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama