KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3625 E., 2011/17210 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/02/2010 tarih ve 2007/1005-2010/211 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının alt taşıyıcı olduğunu, kaza sonucu emtianın zarar gördüğünü, hasardan davalının sorumlu olduğunu, yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait aracın sigortalı olduğunu, hasarın sigorta şirketinden tahsil edilmesi gerektiğini, hasar miktarını kabul etmediklerini, alacağın likit olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline, icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, Mahkemece icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmiş ise de yapılan yargılama sonucu davaya konu alacağın belirlenmiş olmasına göre, icra takibine konu alacağın niteliği itibari ile likit olduğundan bahsetmek mümkün değildir. Buna göre likit nitelikte olmayıp, miktarı ve kapsamının belirlenmesi yargılama yapılmasını gerektiren alacağa ilişkin, takibe karşı yapılan borçlu itirazından dolayı açılan itirazın iptali davasında, alacaklı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi mümkün değildir.
Öte yandan mahkemece, asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı üzerinden yeniden faiz yürütülmesine neden olacak şekilde hüküm kurularak, Borçlar Kanunu’nun 104/son maddesinde belirtilen ve kısaca “Faize faiz işletilmesi yasağı” şeklinde ifade edilebilecek emredici nitelikteki düzenlemeye aykırı davranılması da doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3625, K. 2011/17210, 19 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama