KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3645 E., 2012/10183 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/12/2010 tarih ve 2009/401-2010/544 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 14.510 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya taşıma hizmeti veren M/V Audacious gemisi armatörünün verdiği temliknameye göre davalıdan 6.000 USD bakiye navlun alacaklarının bulunduğunu, davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu olan 26.000 USD tutarındaki navlun ücretinin tamamının müvekkili şirket tarafından ödendiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin 09/04/2009 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, dosya içerisinde örneği bulunan ve taraflarca itiraza uğramayan kira sözleşmesi ile navlun bedeli toplamının 26.000 USD olduğu, tarafların ise somut olayda davanın davacısı ve davalısı olmadığı, davalının iki ayrı ödeme ile navlun bedelini ödediği, donatanın sözleşmesini aracı firma ile yaptığı, aracı firma tarafından bloke edilen, donatana ödenmeyen komisyon ücretinden gönderileni sorumlu tutmanın mümkün olmadığı,
komisyon miktarının azlığı veya çokluğu hususunda donatan ile aracı firma arasında uyuşmazlık varsa bu uyuşmazlığın somut davanın konusu olmadığı, davalı gönderilen, malı teslim almakla her ne kadar navlundan yasa gereği sorumluysa da bu sorumluluğun navlunun hiç ödenmemesi veya eksik ödenmesi haline ilişkin olduğu, davaya konu olayda ise navlun bedelinin tamamının sözleşme yapan firmaya ödendiği hususunda tereddüt bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3645, K. 2012/10183, 11 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama