KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3833 E., 2011/8995 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.12.2010 tarih ve 2009/408-2010/735 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 30.05.2001 tarihinde geçirdiği tren kazası sonucunda sağ kolunun omuz hizasından koptuğunu, protez kol kullanmak zorunda kaldığında, protez gideri nedeniyle davalı hakkında İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde kısmi dava açtıklarını ve bu davada verilen kabul kararının kesinleştiğini, ancak söz konusu davada protez değerinin düşük olarak belirlendiğini ileri sürerek, 7.100 TL’nın 30.09.2001 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 03.12.2010 harç tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 24.171,91 TL’na yükseltmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının tren kazası sonucunda sağ kolunun omuz hizasından koptuğu ve protez ile yaşamına devam etmek zorunda kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 24.171,91 TL’nın, 17.071,91 TL’na 03.12.2010, 7.100 TL’na 30.09.2001 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece davanın kabulüne karar verilerek davacı vekilince ıslah edilen miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmişse de, dava konusunun haksız fiilden kaynaklandığı ve gerek dava gerekse ıslah dilekçelerinde haksız fiil sonrası davacının protez kullanabilme tarihi olan 30.09.2001 tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmuş olmakla, kabule konu tüm alacağa 30.09.2001 tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın H.U.M.K.’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3833, K. 2011/8995, 18 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama