KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/385 E., 2012/10146 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.10.2009 tarih ve 2006/481-2009/697 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı sigorta şirketinin acentesinin temsilcisi olan davalı ...'ın, 2005 yılında müvekkilinin birikimli hayat sigorta poliçesini tanzim edip primlerini tahsil ettiğini, poliçenin yenilenmesi için, davalı ... tarafından 12.06.2006 tarihli başvuru formunun tanzim edilip müvekkiline imzalattırıldığını, yıllık prim tutarı 78.350.00 TL'nin karşılığı olarak müvekkilince 03.07.2006 tarihinde keşide edilen 20.000.00 TL, 20.000.00 TL, 18.350.00 TL ve 20.000.00 TL bedelli toplam dört adet çekin davalı ...'a verildiğini, ancak davalının poliçeyi tanzim edip getirmediğini,
bu nedenle çeklerin davalılar nezdinde bedelsiz kaldığını ileri sürerek davaya konu toplam 78.350.00 TL tutarlı dört adet çek nedeni ile müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, mezkur çeklerin iptaline ve ödenmek zorunda kalındığında istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Acıbadem Sağlık ve Hayat Sigorta A.Ş vekili, davacının 08.08.2005 başlangıç, 08.08.2015 bitiş tarihli birikimli hayat sigorta poliçesinin bulunduğunu, bu poliçenin müvekkilinin acentesi olan Şival Sigorta Arac.
Hizm. ... aracılığıyla tanzim edildiğini, yıllık 80.000 TL ilk yıl sigorta priminin davacı tarafından ödendiğini, adı geçen acente hakkında yapılan soruşturma ile, diğer davalı ...'ın acentedeki formları alıp usulsüz işlemler yaptığının tespit edilmesi üzerine aralarındaki acentelik sözleşmesinin 21.07.2006 tarihinde feshedildiğini ve davalı ... ile birlikte haklarında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı ...'ın müvekkili şirketin acentesi olmadığı gibi davacıdan aldığı iddia edilen 78.350.00 TL bedelli çeklerin ve 12.06.2006 tarihli başvuru formunun müvekkiline verilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Fer'i müdahil ..... vekili, davalı ...'ın müvekkilinin temsilcisi olmadığını, sadece bazı sigorta poliçelerinin yapılmasına önayak olduğunu, davalı hakkında suç duyurusunda bulunduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın davaya konu çek bedelini davacıya iade yükümlülüğü altında olduğu, poliçede ödemelerin sigorta şirketinin banka hesabına yapılması gerektiğinin açıkça vurgulanmasına rağmen, prim tahsil yetkisi bulunmayan davalı ...'a verilen çekler nedeniyle davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davaya konu olup davalı ... tarafından davacıya iade edilen üç adet çek yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, istirdada konu 20.000,00 TL çek bedelinin davalı ...’dan faizi ile birlikte tahsiline, davalı Acıbadem Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/385, K. 2012/10146, 8 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama