KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3858 E., 2011/7317 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.05.2007 gün ve 2000/1453 - 2007/309 sayılı kararı onayan Daire’nin 18.03.2009 gün ve 2007/13996 - 2009/3064 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında toplam 16 adet genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının ayrıca müvekkili ile dava dışı İlyay A.Ş. ve Veb Holding A.Ş. arasında imzalanan toplam 9 adet genel kredi sözleşmesine de müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, tüm bu sözleşmelerde borçluların borçlarını ödememesi üzerine hesapların kat edilerek ihtarnamelerin davalıya tebliğ edildiğini, bu hususta girişilen icra takiplerinin kesinleştiğini, icra takiplerinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu, icra takiplerinden sonra faiz oranlarında artış olduğunu,
genel kredi sözleşmelerinin 3.maddesi uyarınca müvekkilinin alacağının değişen oranlarda faiz uygulama hakkının bulunduğunu ileri sürerek, müvekkilinin faiz oranlarının artmasından kaynaklanan alacağından şimdilik (10.000.000.000)TL’nın fer’ileriyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının artan faiz oranlarını uygulama yetkisinin hesap kat ve icra takip tarihlerinden önceki dönemi kapsadığını, BK’nun 105. maddesinde belirtilen koşulların oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı talebinin munzam zarar niteliğinde olduğu, dava konusu genel kredi sözleşmelerinden bir kısmı hakkında girişilen icra takibine vaki itirazın iptaline karar verildiği ve İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen bu karar kesinleştiğinden bu takip nedeniyle munzam zarar talebinde bulunulamayacağı, diğer kredi sözleşmelerine dayalı olarak girişilen icra takiplerinin kesinleştiği ve takiplerin devam ettiği, bu takipler nedeniyle munzam zarar talebinde bulunulabilmesi için de her şeyden önce takiplerin sonuçlanmasının gerektiği, icra takiplerinin henüz sonuçlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.03.2009 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3858, K. 2011/7317, 16 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama