KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3908 E., 2012/10220 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/02/2011 tarih ve 2007/343-2011/38 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile boşandığı eşi ...'nın davalı şirketin % 50 oranında hissedarı olduklarını, davacı ve eşinin boşanması sonrası aralarındaki husumetin giderek arttığını ve müvekkili ile davalı şirket arasındaki bağın koptuğunu, ortaklar arasında güven ilişkisi kalmadığını, iki ortaklı davalı limited şirket faaliyetlerinin devamı hususunda bir araya gelme imkanının mümkün görülmediğini ileri sürerek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, boşanma tarihinden sonra son 5 yılda şirketin elde ettiği reel kârdan müvekkiline düşen payın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve etmiştir.
Davalı, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı şirketin diğer ortağı eşi ...'in boşandıkları, ...'nın davacıyı yaralaması nedeniyle cezalandırılmasına karar verildiği, şirket defterleri üzerinde yapılan incelemeye göre 86.456 TL vergi borcu şirketin özvarlığı olan 84.981 TL'den düşüldüğünde özvarlığın tamamen yitirildiği, bu durumda TTK'nın 436. ve 549. maddeleri gereğince şirketin münfesih hale geldiği, son oturumda davacı vekilinin kâr payına ilişkin haklarının saklı tutulmasını talep ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, şirketin münfesih olduğunun tespitine, şirkete resen tasfiye memuru atanmasına, davacı tarafın talebi üzerine kâr payına ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3908, K. 2012/10220, 11 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama