KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3932 E., 2012/10129 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma
BİRLEŞEN DAVA . İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2005/1224 E.
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/07/2007 tarih ve 2002/1026-2007/442 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi birleşen dava davalısı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Gümüş Lale Tur. Hed. Eşya AŞ'nin %12,8 hisse ile ortağı, davalının da %40 oranında hisse ile ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, şirketin durumunun kötüleşmesi nedeni ile müvekkilinin toplamda 87.000 TL şirkete ödeme yaptığını ve bundan davalının hissesine düşen 35.000 TL'nin istenildiğini, davalının bunu ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazının kaldırılmasını talep ve dava etmiş, birleşen davasında da alacağın şirketten de istendiğini belirtmiştir.
Davalılar davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının birleşen davanın davalısı şirketin yönetim kurulu başkanı, davalının ise aynı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu, şirketi birlikte temsil yetkilerinin bulunduğu, davacının muhtelif zamanlarda şirket işlerinin iyi gitmemesi nedeni ile 87.000 TL'yi muhtelif zamanlarda şirkete verdiği, davalı ...'in bundan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, davacının yönetim kurulu üyesi olarak şirketle işlem yapmasının hukuka aykırı olmadığı ancak davalı ...'in bu işlemlerin tarafı olmadığı gerekçeleri ile asıl davanın pasif husumet yokluğundan reddine, birleşen dava yönünden ise 87.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı birleşen dosya davalısı temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan davacının davalı şirkete borç para verdiği iddiasına dayalı olarak olarak açılmış alacak davasıdır. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının sunduğu tahsilat makbuzlarına göre davacının şirketten alacaklı gözüktüğü sonucuna varılarak davalı şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacının makbuzların düzenlendiği dönemde davalı şirketi diğer davalı ... ile birlikte müştereken temsile yetkili olmasına rağmen makbuzlarda sadece davacının imzasının bulunduğu görülmektedir. Bu itibarla, temsilcinin tek başına imza yetkisi olmadığı halde şirketi temsilen kendi lehine makbuz düzenlemesi de nazara alınarak, bu makbuzlara dayanarak ileri sürdüğü alacak iddiasının diğer belge ve kanıtlarla doğrulanması gerekir.
Bu çerçevede, varsa diğer delillerin değerlendirilmesi ve gerektiğinde mahallinde davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde uzman bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle dava konusu edilen paranın şirket kayıtlarına ve kasasına girip girmediği hususu açıklığa kavuşturularak sonucuna göre hüküm verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle birleşen dosya davalısı lehine bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3932, K. 2012/10129, 8 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama